ÇOCUK OYUNLARI

Haziran 12, 2008

Geçmişte çocuk ve yetişkinlerin oynadığı oyunlar kasabamızda yaygın ve başlı başına bir kültürdür. Oyunlar genelde bir başlangıç veya oyuncu fazlası olanları, eleme tekerlemeleri ile başlar.

Tekerlemeler
Dama çıktım çalı kestim
Çalı bizim nemiz olur
Arabadan temiz olur
Al çık bal çık gün doğmadan sen çık.

Avalama tavalama
Miski amber
Ceki cember
Menekşe, lale, sümbül.

Bir almayı alladım, pulladım
Edirne ye yolladım
Edirne nin iti, biti
Bakkalın ka . . ra. . . gö. . . tü

1 mut,
2 mut,
3 mut,
4 mut,
5 mut,
6 mut,
7 mut,
8 mut,
9 mut,
10 bir cum yut.

Üşüdüm Allah üşüdüm
Dağdan armut düşürdüm
Armudu mu yemişler
Bana cüce demişler
Ben cüceden güzelim
İnci boncuk dizerim
Derin kuyu kazarım
Hani bunun erkeci
Erkek kazanda kaynar
Çebiç çalıdır oynar
Çebici vurdum yatırdım
Al kanlara batırdım
Gel al kanı içelim
Aksaray’ a geçelim
Aksaray ın kilidi
Bana vuran kim idi
Emmim oğlu Musacık
Eli kolu kısacık.

Memmeti met,met,
Kaytanı gat gat,
Öküzü benli, devesi çanlı,
Torbada tuz yok,
Memmede kız yok.

Memmedi met met,
Guyruğu kert kert,
Bir sıçan tutmuş,
Yalamadan yutmuş.

Gedik geme,
Şıçtı dama,
Hangi dama,
Orta dama,
Orta damın yarısı,
Kel oğlanın karısı,
Alçık malçık,
Gün doğmadan sen çık.

a) Ebeleme debeleme(El el üstünde kimin eli var)

Bir kış oyunudur. Kız erkek karışık ev içinde oynanır. İkiden fazla kişi ile oynanır. Bir ebe tayin edilir. Ebe olan dizlerini bükerek ellerini başının altında yüzükoyun yatar (Secde) vaziyetinde olur. Diğer oyuncular yumruklarını birbirinin üzerine koyarak ebeye sorarlar. Ebe kimin elinin üstte olduğunu bilirse yakalanan ebe olur. Oyun aynı şekilde devam eder. Yok; ebe ele el üstünde kimin eli var dendiğinde kimin eli olduğuna doğru cevap veremezse ebenin sırtına hep birden yumruk ve elleri ile vurular. Oyun bu şekilde devam eder.

b) Birdir bir:
En az beş kişi tarafından oynanır. Kura çekilerek bir kişi ebe olarak belirlenir. Ebe eğilir. Ebenin üzerinden oyuncular sırayla birdir bir diyerek atlar,Dokunan olursa ebe olur. Başta iyice eğili duran ebe sayılar artıkça yükselir ve sonunda en yüksek halini alır.
Birdir bir,
İkidir iki,
Üçdür üç,
Dörtdür dört,
Beş,beşikden düş de burnuynan bok deş.
Altım kara çaltı.
Yedim yetmek,
Sekizim sekmek,(sekilerek varılıp atlanır. )
Dokuzum tokmak. )Atlanırken ebenin sırtına iki elle yumruk vurulur. )
Onum orak.
Onbirim yağlı börek.
On ikim fes atmalıç. (İlk atlayan şapkayı koyar en son atlayan alır. )
On üçüm şurda durmak. . (ebenin üzerinden atlayan atlamasıyla atladığı yere adım atmadan dikilir. )

c. Takla (Güvercin Taklası)
Erkek çocuklarının oyunudur. Dörder kişili iki grupla oynanır. Oyunda kurra ile veya avalama yapılarak yatma sırası belirlenir. Yatan oyunculardan ikisi arka arkaya vererek yani kalçaları birbirine değecek şekilde durur. Diğer iki kişide iki taraftan her birinin birer bacağını koluyla tutarak ve kafasını ayaktaki iki kişinin birbirine dayanmış kalçalarının arasına sokarak kirmen vaziyeti alırlar. Diğer grup yatan grubun üzerinden takla atarak sıra ile geçerler. İçlerinden birisi taklayı atamayıncaya kadar devam eder. Bu seferde takla atamayan grup yatar diğer grup onların üzerinden takla atarak oyunu bu şekilde devam ettirirler.

d. Topaç
Erkek çocukların kış mevsiminde buz üzerinde oynadığı oyundur. Oyuncu sayısı serbesttir. Hazır satılan veya elle meşe değnekten yapılan başı yuvarlak çivili konik şeklindeki topaca ip dolandırılıp ipin sonundaki halka parmağa geçirilerek “düz” veya “tepeden çakma”diye iki şekilde buzun üzerine fırlatılır. En uzun süre dönen topaç oyunu kazanır.

e. Çanak çömlek
Oyun beş altı kişiyle oynanır. Genelde erkek çocukları oynar. Bir kale çizgisi çizilir oyuncular çizginin arkasına geçer. Çizgiden beş altı adım ileriye 40 – 50 cm çapında çizilen yuvarlağın içine 7 adet çanak kırığı üst üste seçilen ebe tarafından dizilir ve ebe çanaklarının başından ayrılmaz. Kale çizgisi arkasında bekleyen oyuncular aralarında yaptıkları sıra ile; ilk oyuncu eliyle topu fırlatır ebenin dizili çanağını yıkıncaya kadar atış devam eder. Çanak yıkıldığında ebe suratlıca çanağını üst üste dizer bu anda da çanağı yıkan da topunu almak için kaleden koşar. Ebenin çanağını dizip topu alacak kişiyi eli ile yedirmesi (yakması) gerekmektedir. Ebe çanağı yıkanı yedirirse ebe kalenin arkasına oyuncu olarak geçer. Yedirilen ebe olur. Oyun böyle devam eder.
f. Ekmek – ekmek

Bölük (küçük koyun sürüsü)güden çocukların oyunudur. Koyun güddükleri ellerindeki değnekle oynanır. Oyun iki çeşittir. Biri ince yaylanan çubuklarla diğeride ham değneklerle oynanır. İki oyun birbirinin devamıydı. Oyuncular kale çizgisine sırayla diz çökerler ve değneklerinin bir ucunu yere beş-altı sefer vurup sallayarak takla attırmak suretiyle ileriye doğru fırlatırlar. Kale çizgisine en yakın olan değnek sahibi cezalandırılmak için kaleden 15-20 m uzaklıktaki 2-3 m çapındaki çemberin ortasına değneği dikilir. Ebe çemberin içindeki değneğini bekler. Diğer oyuncular sırayla ebenin dikili değneğini çemberden yıkmak için atarlar. Ebe yıkılan değneğini yerine dikinceye kadar vurucu değneğini alıp kaleye kaçması gerekir. Kaçıncaya kadar yederilirse (elle bir tarafına değerse)onun değneği dikilerek ebe yer değiştirir. Oyun böylece devam eder,gider.
g. Üç taş dokuz taş
Çoğunlukla 3 taşı çocuklar, 9 –12 büyük taş diye büyükler oynar. Her üçü de iki kişi ile oynanır.
Üç taş adından da anlaşılacağı gibi üç taşla oynanır. Her oyuncunun üçer taşı vardır. Oyun başlangıcında sıra ile birer taş koyarak başlar. Taşları aşağıdaki çizilen şekil üzerindeki köşe bağlantı noktalarına koyarlar. Ne zaman üç taş aynı hizaya gelirse böylece karşı tarafın taşı yenir ve mağlup edilmiş olur. 9– 12 taşlı üç taşlı gibi iki kişi 9 veya 12’şer değişik renkte taşlarla aşağıdaki şekil üzerinde oynanır. Konma sıra ile tek tek taşlar kesişen noktalara konarak yapılır. Yeme işi her üç taşını aynı hizaya getiren karşı tarafın bir taşını yer (Oyun dışı bırakır) Bir tarafın iki taşı kalıncaya kadar oyun devam eder.
h. Züle
Üç çeşit olarak erkek çocuklarca oynanır. Oyuncu sayısı 3 – 8 arası değişir.
1. Mıcıklı (Züle): Çanak çömleğe benzer. Bir kalesi çizgisi arkasındaki oyuncuları ve 5 –6 adım ilerde 30 –40 santimetre çapında dairenin tam ortasında mıcık (yuvarlak 6 –8 cm çapında taş) olur. Her oyuncunun 10 –15 cm çapında 1,5 – 2 cm kalınlığında yassı taştan birer zülesi olur. Gaye Elletme oyununa ebe tespit etmektir. Önce atış sırası belirlenir. Bütün oyuncular mıcığın olduğu yerden kale çizgisine doğru zülelerini fırlatırlar. Zülesini kale çizgisine en yakın atan birinci,en uzak atan sonuncudur. Birinci züleyi en son atar. Oyundaki ana gaye atıcının mıcığı kendi ayağıyla beş ayak ileriye züle vuruşu ile aralaştırmasıdır. Mıcığa ilk vuran mıcığın çıkış ve varış yerini ayağıyla ayaklar. Beş ayak veya fazla gelmişse oyunu kazanmıştır. Oyun dışı kalır. Beş ayaktan azsa yakın züleleri zülesiyle vurarak beş ayağa tamamlar. Bu beş ayak aynız,buynuz,seksen,doksan,yüz diye sayılır. Bu işlem belirlenen sıra bozulmadan bütün oyuncular tarafından tek kişi kalana kadar devam eder. O kalan tek kişi oyunun ikinci bölümü olan Elletmenin EBE sidir.
2. Eletme (züle):Birinci oyunda bulunan kişiler yer ve düzenle eletme oyunu başlar. Bu oyunda gaye bir önceki oyunda yenilen ve bu oyunda ebe olan kişiye eziyet etmektir. Ebeye yedirmeden (yakılmadan) züleyi fırlatıp geri alıp kaleye kaçmak oyunun özüdür. Birinci oyunun devamı olup ikisi birden 3-4 saat oynanabilir. İlk oyuncu züleyi mıcığı daireden dışarı çıkarmak için var gücüyle züleyi fırlatır. Mıcık daire dışına çıkarsa mıcığı çıkaran son sürat koşarak zülesinin üzerine ayağını basar. Bu arada ebe çıkan mıcığı alır yuvasına kor ve mıcığı çıkaranı züleye basmadan yedirmeye(yakmaya) çalışır. Yedirirse yenen ebe olur. Yedirmezse ikinci oyuncu züleyi fırlatarak oyun devam eder. Züleyi fırlatan oyuncu mıcığı dışarı çıkaramazsa diğer oyuncular mıcığı daire dışına çıkarmak zülelerini fırlatır. Züle fırlatacak oyuncu kalmayınca bütün oyuncular zülelerine basmak için ebenin etrafına dolanırlar. Her biri ebeyi aldatarak ya zülesine ayağına basar dinlenir ya da hızlı ise züleyi alır kaleye kaçar. Oyun sonunda her kesin zülesini alıp kaleye kaçması gerekir. Herhangi birisi yakalanırsa ebe o olur.
3. Çekirdek oynama: Bu oyunda ayakkabı altı gibi düz cisimlerde züle yerin kullanılabilir. Aynı şekilde kale dört beş oyuncu ve 5 –6 adım ilerde çekirdek dikilen çizgi vardır. Çocukların yetişkinliğine bağlı olarak kale ile çekirdek mesafesi 8 –10 metreye kadar çıkar. Çekirdek çizgisine oyuncular ikişer – üçer beşer eşit çekirdek dikerler. Oyuncular çekirdek çizgisinden tersine kale çizgisine doğru atışı sıralamak için zülelerini fırlatırlar. Zülenin çizgiye yakınlığına göre sıra belirlenir. Oyun kale çizgisinden zülelerini sıra ile fırlatarak başlar. Herkes çizgiden çıkardığı çekirdeği cebine kor. Çizgiden çıkmayan çekirdekleri almak için züle ile en çok çekirdek çıkaran kişi birinci olarak züleyi atmak şartıyla ve arkasındaki oyuncularda çekirdeklere en uzak züleden (ayakla ölçülerek) başlayarak çekirdek bitinceye kadar sırayla atılır.
İkinci oyunda en çok çekirdek yiyen (kazanan) birinci atıcıdır. İki ve diğerlerinin sırası çekirdek çizgisinden züleler kaleye atılarak önceki gibi belirlenir.

i. Üç taşlı :Beş daşlının basit şeklidir. Küçük çocuklar oynar. Beş daşlıyla aşağı yukarı aynıdır.
j. Beş Taşlı:İçerde ve dışarda en az 2 kişiyle beş yuvarlak pürüzsüz (çay taşı gibi)aynı renk taşla oynanır. Genelde kızlar daha çok oynar. Önce sıra belirlenir. Avucundaki beş taşı yukarı atıp elinin üstüne en çok taş düşüren birinci sırayı alır,ebe olur.
1’ler :Taşlar yere serpilir. İçinden biri alınarak havaya atılır,yerdeki taşlar bu hareketler tekrar edilerek tek tek toplanır.
2’ler:Taşlar yere serpilir. İçinden bir taş alınıp havaya atılarak yerdeki taşlar iki aynı hareketle ikişer ikişer toplanır.
3’ler:Aynı şekilde oynanır,taşın üçü bir,biri bir tek taşı yukarı atma hareketiyle toplanır.
4’ler:Taşlar ele alınır biri havaya atılırken dördü yere konur. İkincide tekrar tek daş havaya atılır. Birincide yere konan dört taş yerden tek hareketle toplanır.
5’ler:Taşlar ele alınır. Dördü elde tutulur,biri havaya atılarak işaret parmağıyla yere dokundurulup havadaki taş tutulur.
6’lar:Aynı beşler gibi oynanır sadece taşı havaya atınca işaret parmağıyla önce yere sonra çene altına dokunularak atılan taş tutulur.
7’ler:Taş yere serpilir,biri ele alınır. Taşı oynamayan elin işaret parmağı orta parmağın üzerine geçirilerek köprü yapılır. Köprü yerdeki taşlara uygun bir yere yerleştirilir. Taşın biri karşıdaki oyuncu tarafından belirlenir. Belirlenen taş en sona kalır. Eldeki taş havaya atılarak sıra ile yerdeki taşlar köprüden geçirilir,belirlenen taş en son geçirilir. Bu taşların her hangi biri geçmediğinde diğer oyuncu oyuna başlar.
8’ler:Taşlar yere serpilir. Biri alınır. Alınan taş havaya atılarak yerdeki taşlar tek hamlede yerden toplanır.
9’lar:Taşlar yere serpilir,biri alınır ve havaya atılarak yerden bir taş da ele alınır. Yerden alınan taşla yerdeki diğer taşlar her hamlede bir tanesi değiştirilir ve bu arada taşlar bir araya toplanır. Son hamlede eldeki taş havaya fırlatılarak yerdeki taşlar tek hamlede toplanır.
10’lar:Taşlar ele alınır. havaya atılıp altına el ters tutulur. Elin üzerindeki taşlar dururken karşıdaki oyuncuya sorulur “yer mi,gök mü”. Oyuncu yer derse elin üzerindeki ta havaya atılır,avuç içi yere vurularak havadaki taşlar düşmeden yakalanır. Karşıdaki oyuncu gök derse elindeki taşlar havaya atılır,el ters olarak havada kapılır.
“Zom Zom”Yenen oyuncu yenilenen oyuncuya verdiği cezadır. Yenilen oyuncu bir elinen parmaklarını gergin şekilde açarak yere koyar. Yenen oyuncu her parmağın ucuna bir taş koyar.
Baş parmaktan başlıyarak taşı alınır havaya atılarak yenilen oyuncunun elinin üstüne “kürek,kürek,kürek”diyerek elinin tersiyle kürek işareti yaparak vurur. Baş parmağın taşı yerine konur.
İşaret parmağındaki taş alınır. Havaya atılarak üç defa işaret parmağıyla “kazma,kazma,kazma”diye vurulur,taş yerine konur.
Orta parmak üzerindeki taş alınır havaya atılır,”tırmık,tırmık,tırmık”diyerek elinin üzeri çizilir.
Yüzük parmağındaki taş alınır üç defa”çimçik,çimçik,çimçik” diye çimdiklenir.
Serçe parmağındaki taş alınır aynı şekilde havaya atılır . Üç defa”zomzom,zomzom,zomzom”diye eline vurulur,taş yerine konulur. Eli yerdeki oyuncunun parmakları açılabildiği kadar açılarak taşlar aynı şekilde parmak uçlarına yerleştirilir.
Zomzom vuran baş parmaktaki taşı alır yerdeki çekilmiş elden geriye kalan diğer dört taşı, elindeki taşı havaya atarak tek hamlede toplar attığı taşı havada kapar. Bu son hareketi yapamazsa karşıdaki oyuncu zomzomu vurur.
Not:Oyun sırasında yanılarak oyun dışı kalan oyuncu sırası gelince kaldığı yerden devam eder.
k. Habba:Açık havada en az iki kişiyle oynanır. Malzemesi aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi yanyana çizilmiş üçer sıralı altı oda ve el kadar taşdır. Ebeyi belirlemek için odaların ön çizgisine odalar arkada kalacak şekilde oyuncular dizilir. Habbayı ters olarak odalara atarlar. En büyük numaradan başlıyarak oyuncu sırası belirlenir. Oyuncular sırayla habbayı birinci odaya kor ve sırayla her odayı sırayla sekerken habbayı sürerek çizgilere bastırmadan dördüncü eve varır. Dördüncü evde ayağı basarak dinlenir. Tekrar tek ayakla habbayı sürükleyerek 5-6 evden dışarı çıkılır. Habbanın her halükarde çizgi üzerinde kalması yasaktır. Kalırsa sıra diğer oyuncuya geçer. Habba ikinci eve atılır,sekilerek üçten dördüncü eve gelinir,dinlenilir. Sekerek 5 ve 6 evden dışarı çıkılır. 3-4-5 nci evler bu şekilde tamamlanır. 6. eve gelince happa altıncı eve atılır. Sekerek dördüncü eve gelinir. İki ayak yere basarak dinlenilir. Tekrar sekerek 6, eve gelinir. Sekerek happa 6. evden 3. eve itilir sekerek 3. eve atlanır. Oradan happa 2. ve 1. eve sürüklenerek 1. evden sekerek happa ile beraber dışarı çıkılır. Oyuncu evleri arkasına alarak habbayı arkası dönük olarak evlere atar. Hangi eve düşmüşse o ev oyuncunun malıdır. Oyun böylece devam eder. Ev sahibi müsaade etmedikçe evinde kimseyi dinlendirmez. Dinlenme izni almayan oyuncu habbasıyla o evin üzerinden atlıyarak geçmesi gerekir. Bütün evler alınıncaya kadar oyun devam eder. Evi çok olan oyunu kazanır.
Oyun bazen tek hareketle oynanır. Her evde ilk adımla happa diğer eve geçirilir. Yerinde sekme olmaz bu kural oyundan önce oyuncuklar arasında belirlenir.
l. Açıl kilidim açıl:Kış günü ev içi oyunudur. Avalama yapılarak ebe belirlenir. Ebenin eli en altta olmak şartıyla yumruk yapılarak eller üst üste konur. En üstteki el sahibinin sağ elinin baş parmağıyla yumrukların içine tepeden işaret parmağını sokarak tek tek “açıl kilidim açıl”diyerek ebenin son eline kadar bütün elleri açarak varır ve ebe elini açmaz. Açıcı sorar:
Açıcı:Hani bunun anahtarı
Ebe:Suya düştü.
Açıcı:Su nicoldu.
Ebe:inek içti.
Açıcı:İnek nicoldu.
Ebe:Dağa kaçtı.
Açıcı:Dağ nicoldu.
Ebe:Yandı bitti kül oldu.
Açıcı:Evinizin önünden davşan geçti mi.
Ebe:Geçti.
Açıcı:Hangi tüfekle vurdun.
Ebe:(Duvarı göstererek)Şu tüfekle.
Açıcı:Hangi tavayla pişirdin.
Ebe: (mutfağı göstererek)Şu tavayla.
Açıcı:Hani bize.
Bütün oyuncular elerini çenelerine götürerek eleriyle sakal sıvazlar gibi”pi sakalım,pi sakalım” diyerek hareket yaparlar. Oyun böylece ebe değiştirilerek tekrarlanır gider.
m. Mendil kapmalıç:İki gurup halinde açık alanda oynanan kız ve erkek oyunudur. İki gurup adil bir ebe seçer. Gurup sayıları eşit olup her oyuncu birden, guruptaki oyuncu sayısına kadar numara alır. Ebe iki guruba eşit mesafede tam ortada havadaki elinde mendil tutar ve her hangi bir numarayı bağırır. İki gurupdan bağrılan numaralı kişiler ebenin elindeki mendile doğru koşarlar. İlk yetişen mendili kaparak kendi kalesine doğru koşar. Mendili alamayan oyuncu alan oyuncuyu kalesine düşmeden yakalarsa kendi kalesine esir götürür. Yakalayamazsa kendisi mendil alana esir olur. Böylece gurubun biri bitinceye kadar oyun devam eder.
n. Yağ satarım bal satarım:Kız ve erkeklerin ayrı ayrı veya karışık şekilde daha fazla kişinin açık alanda oynadığı bir oyundur. Ebe belirlenir,Herkes halka şeklinde yönü halkanın içine bakacak şekilde otururlar. Ebe elindeki ucu düğümlü mendili kimseye göstermeden oturanların arkasında yarı eğilik vaziyette “yağ satarım bal satarım,ustam ölmüş ben satarım”diyerek dolaşırken mendili birinin arkasına bırakır. Mendil bırakılan şahıs haberi olmadan ebe tutu tamamlarsa,mendili alarak onu mendille döver ve onun yerine oturarak onu ebe eder. Mendil arkasına konan ebe turu tamamlamadan haberi olursa ebeyi mendille kovalar,yerine yetişmeden yakalarsa döver,yakalayamazsa ebe onun yerine oturur. Mendil konan ebe olu ve oyun böylece devam eder.
o. Kör ebe :İkiden fazla kişiyle ev içinde veya dar bir yerde (ahır,samanlık)oynanır. Avalama ile ebe belirlenir ve gözleri bağlanarak oyuncuların kurduğu halkanın ortasına oturtulur. Gözü bağlı ebe bir şeyi arıyormuş gibi hareket halindedir. Oyunculardan biri sorar
Oyuncu:Ebe ne arıyorsun
Ebe:İğne arıyorum.
Oyuncu:İğneyi ne yapacaksın.
Ebe:Torba dikeceğim.
Oyuncu:torbayı ne yapacaksın.
Ebe:Çakıldak toplayacağım.
Oyuncu:Çakıldağı ne yapacaksın.
Ebe:Sizi taşlıyacağım.
Oyunculardan biri “ebe kafana tavuk sıçmış”diyerek ebenin kafasına vurur ve herkes odanın içinde ebeden saklanmaya çalışır,ebenin yakaladığı oyuncu ebe yapılır.
p. Sopacı hakim:En az dört kişiyle kız oğlan karışık kışın oynanan bir ev içi oyunudur. 5-6 kişiylede oynanabilir. Dört eşit kesilmiş kağıda “Hakim,Jandarma,Sopacı,Hırsız” yazılır. Karıştırılıp kurra çekilir.
Hakim:Jandarma kim diye sorar.
Jandarma: Benim
Hakim:Hırsızı bul.
Jandarma hırsızı bulursa hakim ceza verir. Sopacı yerdeki bulunan düğümlenmiş havlu ile hakimin verdiği cezayı yerine getirir. Oyuncu dört den fazla ise fazlalar sopacı yazılır.
q. Çelik (can verme): Eşit sayıda iki gurupla oynanır. Bir çelik 15-20 cm boyunda 60-70 cm boyunda da çeliğe vurmaya yarayan bir sopası olur. Yer üzerinde basit bir çukur”ülük” açılır. Gıllele denir. Çeliği çelmek için guruplar arasında önceliğin kim tarafından çelineceği tespit gurup başkanlarının çelik değneğini sırayla tutamlayarak belirlenir. En sona tutamı denk gelen kalede kalır çelici olur. Çelen gurup ülüğün başında diğer gurup da çeliğin çelindiği zaman düşebileceği alana dağılır. Eğer çelik çelindiğinde yere düşmeden yakalanırsa gurup yer değiştirir. Yakalanmazsa çeliğin düştüğü yerde ülüğün üzerine duran sopaya çelik atılır. Eğer çelik sopaya değerse veya bir sopa boyundan az kalırsa çelik çelen kişi oyundaki yerini kaybeder. Aynı gurubun bir başka üyesi çeler. Çelik sopaya değmezse ve bir sopa boyu düşmezse ölçülür. Çeliği çelen kişi sopa ile çeliği vurarak sayar. Saydığı sayıdan gurubundan çıkan oyuncuya bir kısmını can verir. Kalanıda karşı guruba gurt verir. Tespit edilen gurt sayısına göre en fazla gurtu alan oyunu kaybetmiş olur. Oyun bu şekilde devam eder.
r. Karaböy Çıkarma: Bir yıl önceki harman ve lodo yerlerinde ilk bahar sonu çıkan arılar 10 –12 yaşında çocuklar tarafından ceketlerle basılarak yakalanır. Erkeğine EŞŞEK ARISI dişisine KÖTÜMECİK denir. Erkek dişinin yaklaşık iki katı büyüklüğündedir. Bellerine ip bağlanarak zehirli örümcek (karaböy) deliklerine salınır. Arı deliğe giderken ele alınan yerdeki taşa vurularak “ Arım arım sandığını sepetini derlede toplada gel” diyerek tekrarlanır. Arı genelde karaböyü dışarı çıkarır vurarak hur çektiğin taşla karaböy öldürülür. Aynı arı ne kadar karböy çıkarırsa o kadar yaş alır. Çocuklar birbirini “ benim arım 8 yaşadı 10 yaşadı diye övünürler”.

s) Tuzak kurma:Kış aylarının karlı günlerinde çocuklar tahta veya ip üzerine at kılı bağlamak suretiyle kuş yakalamak için tuzak kurarlar. Tuzak genelde kuşların çokca indiği kuru toprak üzerine veya hayvan gübrelerinin bulunduğu yerlere yapılır. Tahta üzerine tuzak yapılması tahtanın belirli aralıklarla delinip at kılının kuşun ayağına takılıp sıkmasını sağlayacak şekilde bağlanması ile olur. Tahtanın üzeri yemlenir. İp üzerine tuzak kurulması da aynı şekilde at kılının ip üzerine belirli aralıklarla bağlanması şeklindedir. İpin ucuna kuşun kaldıramayacağı kadar bir ağırlık bağlanır. Tuzak yemlenir. Kuşların tuzağa düşmesi beklenir.

u. Ebe beni gurda guşa kaptırma: Arkasında 3-5 çocuk olan bir ebe ve karşısında da çocuk arayan Yabancı ile oynanır. Çocuklar arkasın da olan ebeye gelen yabancı sorar.
“Akkızın evresinde çevresin de bir kız yitirdim görmedinizmi “
Ebe:”Eline bir ekmek virdim, başına da bir tokmak vurdum şo tarafa gitti. “
Yabancı biraz uzaklaşınca ebe:”Orada enikli canavır var diye bağırır. “Bunu duyan yabancı geri döner ve yitiğini ebenin arkasındaki çocukların içinde aramak ister. Yabancıdan korkan çocuklar ebenin arkasından tutup kater halinde kateri bozmadan sağa sola sallanarak “ebe beni kurda kuşa kaptırma”diye bağırırlar ve oyun böyle devam eder gider.

www.cukurkuyu.bel.tr/oyunlar.html

Bir Yanıt to “ÇOCUK OYUNLARI”

  1. sıkıntı yokkuzen Says:

    çooooooook güüüüüüüüüüüüüüzelllllllllllldiiiiiiiiiiiiiiii


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: