ÇOCUKLUĞUMUZDA OYNADIĞIMIZ OYUNLAR

Haziran 12, 2008
 Çocukluğu köyümüzde geçen büyüklerimiz ve bizim kuşaktan olan Kaymazlılar bilirler ki, o zamanlar sahip olduğumuz imkanların kısıtlılığı yüzünden oynadığımız oyunlar da köyümüz gibi mütevaziydi ve eldeki imkanlarla sınırlıydı. Futbol, hayatımızın bu kadar parçası değildi daha… Medya bu kadar içimiz dışımız olmamıştı. Atari yoktu, bilardo yoktu, bilgisayar yoktu…

 

Bu makalede o zamanlarda oynadığımız oyunlara hatırladığım kadarıyla değineceğim. Oyunların anlatımınında hatalar söz konusu olabilir. Neticede, bahsettiğim zamanlar bundan 20-25 sene öncesini kapsıyor. Gördüğünüz hataları veya katılmadığınız bölümleri bildirirseniz, düzeltme imkanımız da olacaktır.

 

MET(ÇELİK-ÇOMAK)

 

Yaygın olarak bilinen adı “Çelik-Çomak” olan oyunun adı bizim köyde “Met” tir. Met denilen nesne 15-20 cm uzunluğunda, 2-3 cm kalınlığında bir ağaç parçasıdır. Bu ağaç parçasının iki ucu paralelkenar olacak şekilde çapraz olarak sivrilenmiştir. Met oyununu oynamak için 1 metre uzunluğunda bir de değneğe ihtiyaç vardır. Bu değnekle yerde bulunan metin ucuna vurulduğunda met havaya uçar. Oyun, genel olarak bu meti havaya kaldırma ve met havadayken değnekle “vole” vuruşu yapılarak metin mümkün olduğunca uzaklaştırılmasına dayalıdır.

Genelde iki kişiyle oynanan bu oyun, iki ayrı takımla da oynanabilir. Önce düz bir alanın ortasına (harman) bir daire çizilir. Met bu dairenin içine atılır. Oyuncu mete vurup oyunu başlatır, havadayken voleyle tekrar etkili bir şekilde vurup meti uzaklaştırır.

Daireden itibaren metin düştüğü alana kadar olan mesafe değnek yardımıyla ölçülür. Bir oyun içerisinde meti en uzağa fırlatarak çok puan alan takım ya da kişi oyunu kazanır.

 

BEŞ TAŞ

 

Beş taş oyunu için gerekli malzeme adından da tahmin edileceği gibi 5 tane taştır. Taşlar genellikle 1,5-2 cm çapındaki çeyil cinsi taşlardan seçilir. Nedeni de bu taşların diğer kireç taşlarına göre daha sağlam ve pürüzsüz olmasıdır. Genellikle kız çocukları tarafından tercih edilen “Beş Taş” oyunu iki kişiyle oynanır. Oyun, taşlardan birinin havaya atılması ve bu esnada yerdeki taşların belli bir kurala göre yerden alınıp, aynı anda havadaki taşın da aynı avuca toplanması esasına dayanır. Kıvraklık ve dikkat gerektiren bir oyundur.

Şöyle oynanır: Önce taşlar yere serpilir. İçlerinden bir taş seçilir ve havaya fırlatılarak diğer taşlar ilk elde birer birer, sonra ikişer ikişer, sonra bir ve üçlü, sonra da dörtlü olacak şekilde toplanır. Taşlar yerden toplanırken çeşitli tekerlemeler söylenir. Oyun sırasında başarısız olup taşı yere düşüren ya da alınmaması gereken taşı alan veya kımıldatan kişinin sırası rakibe geçer. En çok el kazanan oyunu kazanır.

 

ÜÇ TAŞ

Bu oyun düz bir satıh üzerine çizilen pencere şeklindeki tablo üzerinde oynanır. Genelde erkek çocukların oynadığı bu oyun iki kişiyle oynanır. Oyun için farklı renklerde üçerli 2 grup taşa ihtiyaç vardır. Oyuncular tablonun köşelerine veya çizgilerin kesişim yerlerine taşları sırasıyla yerleştirirler. Sonra taşların boş olan köşelerine çizgi üzerinden gitmek şartıyla taşlarını kaydırırlar. Oyunda amaç, bir oyuncunun kendine ait 3 tane taşı aynı doğrultuya getirmesidir. Taşlarını aynı doğrultuya getiren oyunu kazanır ve taşlar toplanarak oyuna tekrar başlanır. En çok oyun alan kişi oyunun galibidir.

 

DOKUZ TAŞ

Dokuz taşla oynanmasına rağmen bu oyunun amacı da 3 tane aynı renk taşı aynı doğrultuya getirmektir. Bu oyun da iki kişi ile oynanır. Oynandığı tablo iç içe geçmiş, ve kenarlarından birbiriyle birleştirilmiş karelerden oluşur. Oyuncular sırayla taşları köşelere veya çizgilerin kesişme noktalarına koyarak oyuna başlarlar. Eldeki taşlar bitince, taşlar çizgi üzerinde kaydırılarak 3’lü hizaya getirilmeye çalışır. Taşlarını hizaya getiren oyuncu, rakibinin bir taşını alıp etkisiz hale getirir. Rakibin 3 taşı kalınca, taşlarını bağımsız şekilde kullanma hakkına sahip olur. Buna “taşların uçması” denir. Buna rağmen elindeki taş sayısı ikiye inen oyuncu eli kaybeder. En çok el kazanan oyunun galibidir.

MİSKET

 

İki ya da daha fazla kişiyle oynanan bu oyun için düz bir zemin seçilir. Zeminin tam orta yerine 7-10 cm çapında bir kuytu açılır. Kuytudan 2-3 metre kadar uzaklığa bir çizgi çizilir. Oyuncular başlama sırasını belirlemek için kuytudan çizgiye doğru misketlerini atarlar. Misketini çizgiye en çok yaklaştıranlar oyuna önce başlama hakkı kazanır.

Sıra belirlendikten sonra oyuncular çizgi tarafına geçerler. Ve misketlerini kuytuya denk getirmeye çalışırlar. Misketini kuytuya atmayı başaran veya en yakın mesafeye getiren oyuna devam eder. Misketini kuytunun yanına getiren misketi kuytuya atmak zorundadır. Sonra kendine en yakın rakip misketinden başlamak üzere vurmaya çalışır. Vuramazsa sıra rakibe geçer. Bu oyunda kuyudan fazla uzaklaşmamak önemlidir. Rakip oyuncuların misketlerine en çok vuran ya da geri dönüp misketini kuytuya en çok atan oyuncu oyunun galibidir.

 

YAKAN TOP

Bu oyun, bir takım oyunudur ve havası inmiş yumuşak bir topla en iyi şekilde oynanır. Önce iki kişi karşı karşıya geçip ayaklarını tek tek adımlaştırarak alışırlar. Ayağını rakibin ayağının üzerine getiren kişi, ilk olarak oyuncu seçme hakkı kazanır. Bu kişilerin sırasıyla oyuncuları seçmesiyle takımlar belirlenir. Her takımda bir kişi de voleybol alanına benzeye oyun sahasının dış kısımlarına giden topu tutmak veya saha içinde rakip takım oyuncularını vurmakla görevlendirilir.

Şekilde de görüldüğü gibi asıl takım oyuncuları kendi alanlarına yerleşir. Oyunun amacı karşı takım oyuncularına topu vurarak, onları oyundan çıkarmaktır. Aradaki takımdan biri düşürmeden ve vurulmadan topu yakalarsa, atak sırası onlara geçer. Etkili atak yapabilmek için bir takım rakip takımdan birine topu vurmayı amaçlamadan havadan ya da yerden topu dıştaki oyuncusuna gönderebilir. Karşı takımın tüm oyuncularını oyundan çıkaran takım, maçın galibidir.

 

DALYA

 

Bu oyun için düz bir zemin, 7-8 tane kiremit parçası ve top gereklidir. 2 ya da 3 kişiyle oynanır. Oyunda amaç üst üste dizilip kule haline getirilmiş kiremdilimi tutmam lazımi top vurarak yıkmaktır. Bir kişi ebe olur. Diğer kişiler 2-3 metre uzaklıktaKİ çizgiden sırayla topu kuleye atarlar. Kule yıkılmazsa sıra rakibe geçer. Rakip ebe olur. Kuleyi yıkan kişi, ebe kiremdilimi tutmam lazımi toplayıp kuleyi kurmadan, kaçan topu çizginin arkasına getirmek zorundadır. Getiremeyip sobelenirse, sıra rakibe geçer. Oyun bu şekilde devam eder. En çok ebe olan kişi oyunu kaybeder.

 

SAKLAMBAÇ

 

Klasik oyunlardan biri olan saklanbaç oyunu için, saklanılabilecek yerlerin bol olduğu, sokak araları, harabeler, çalılıklar ve bahçeler en uygun mekanlardır. Önce tekerleme söylenerek ebe olmayacak oyuncular belirlenir. En sona kalan oyuncu ebedir. Sonra bir ağaca veya duvara bir yuvarlak çizilerek sobe yeri belirlenir. Ebe oyuncu, başını duvara veya ağaca çevirip gözlerini kapatır, ya tekerleme söyler ya da 10’a kadar sayar. Bu arada diğer oyuncular farklı yönlere kaçarak saklanırlar. Sonra ebe aradığı oyuncuların kendisine görünmeden sobe yapmamasına dikkat ederek diğer oyuncuları arar. Gördüğü oyuncuları koşup sobe yerinde sobeler. Ebeye yakalanmadan sobe yerine gelen oyuncu dokunulmazlık kazanır. Dokunulmazlık kazanan oyuncu, “Armut dersem çık, elma dersem çıkma” diye bağırarak diğer oyuncuları yönlendirmeye çalışır. İkinci turda ebenin ilk önce bulduğu kişi ebe olur ve oyun böyle devam eder.

 

SEK SEK

Sek sek oyunu için düz ve pürüzsüz bir yüzey seçilir ve bu yüzeye merdivene benzeyen 5-6 bölmeli uzunca bir dikdörtgen çizilir. Yaklaşık 10x10cm ebadında bir kiremit veya tahta parçası bulunur. Oyunculardan biri çizginin başına geçer. Parçayı her elde en yakındaki kareden başlamak üzere atar ve tek ayak üstünde çizgilere basmadan karelerde ilerler. Parçaya ayağıyla vurarak ittirir. Parça çizgi üzerinde durursa veya yanlışlıkla oyuncu çizgiye basarsa sıra rakibe geçer. Eller parçanın önce birer, sonra ikişer, sonra da üçer kare ilerletilmesiyle sürdürülür. Yanmadan bir el bitiren ya da yanarak da olsa en önce bitiren oyunu kazanır.

 

NALLI

Dalya oyununa benzeyen bu oyun için de düz bir zemin gereklidir. En az 3 oyuncuyla oynanır. Malzemeler 7cm kalınlığında bir yalpık, pet şişe, konseve kutusu veya keçi boynuzu ile her oyuncuda bir tane olmak üzere 7cm çapında yuvarlak çeyil taşıdır. Oyunda amaç hedefe konulan boynuz, teneke veya plastik parçasının yuvarlak taşla vurulup hedef noktadan mümkün olduğunca uzaklaştırılmasıdır. Bunun için alanın tam ortasına bir yalpık konulur. Yalpıktan 2-3 metre uzağa bir çizgi çizilir. Atıcılar taşlarını bu çizgiden atmak zorundadır. Tekerleme söylenerek ebe belirlenir. Ebe yalpığın yanına gider ve teneke parçasını yalpığın üzerine diker. Diğer oyuncular çizginin arkasına geçerler ve ellerindeki taşlarla hedefi devirmeye çalışırlar. Hedef devrildiğinde taşlarını atmış olan diğer oyuncular hemen koşup kendi taşlarının üzerine basarlar. Ebe hedefi yerine dikmeden önce veya dalgın iken, taşlarını alıp çizginin arkasına kaçarlar. Ebe çabuk olur, hedefi yalpığa diker, o sırada taşlarını almaya giden oyunculardan birine dokunarak sobelerse ebelikten kurtulur, yoksa hedefin başında aynı . Oyun bu şekilde devam eder.

 

BIÇAK/ÇİVİ SAPLAMACA

Bu oyun için yumuşak ve pürüzsüz bir zemin gerektiği için genellikle yağmur yağdıktan sonra oynanır. İki kişi ile oynanan bu oyun için gerekli malzemeler çivi veya çakıdır. İnce çizgi çizmeyi mümkün kıldığı için çakı taha uygundur. Önce başlangıç noktası belirlenir ve oyunculardan biri çakıyı başlangıç noktasından uygun bir uzaklığa saplar. Sonra başlangıç noktası ile bıçağı sapladığı nokta arasına çizgi çizer. Böyle devam ederek helezonik bir şekil oluşturur. Bıçağı saplayamadığında sıra diğer oyuncunun olur. Diğer oyuncu da başlangıç noktasından başlayıp devam eder ve diğer oyuncunun çizgisini hapsetmeye çalışır. Rakibin çıkış yollarını daraltmak bu oyunda çok önemlidir. Yanlışlıkla bıçağı çizgiye saplar ya da saplayamazsa sıra rakibe geçer. Çok dikkat gerektiren bir oyundur. Rakibi çizgilerin içinde hapsedip hareketsiz bırakan, oyunu kazanır.

Çankırı Yapraklı Kaymaz Köyü Yardımcı Sitesi

About these ads

5 Yanıt to “ÇOCUKLUĞUMUZDA OYNADIĞIMIZ OYUNLAR”

  1. ayse Says:

    çok yararlı bir paylaşım gerçekten yapanlara teşekkür ediyorum daha da genişlemesini temenni ederim


  2. Yazı için teşekkür ederim

  3. adil Says:

    Elinize sağlık.Çocukluk günlerimi anımsadım 60 yaşında birisi olarak.Torunumla aynı oyunları oynamayı çok isterim.

  4. Zabanii Says:

    Gerçekten Çok İşimi Gördü Herşey İçin TeşekkürLer :)

  5. asd Says:

    çok güzel oyunlar


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: