TÜRKÜLERİMİZ
(TÜRKÜ-MAHNI-ATIŞMA-DEYİŞLER-UZUN HAVA-HORAVEL)
TÜRKÜ
Yöre insanlarının gelenek ve göreneklerini veya tüm yaşam tarzlarını dizeler şeklinde yazılarak söylenen halk şiirlerine türkü denilmektedir. Fakat durum şartlara göre kendi içinde değişim gösterir. Anadolu’muz türkü yönünden oldukça zengin bir mirasa sahiptir. Bu miras kuşaktan kuşağa aktarılır. Her yörenin kendine özgü türkülere vardır. Ninni, taşlama, aşk, sevgi, yergi ve oyun gibi çeşitlenmektedir. Yöremiz Anadolu türkü karakteri özeliği taşır. Daha çok mahnı ( mani) türüdür.
MAHNI (MANİ )
Yöremizde manilere (mahnı) denir. Mahnılar insanlar arasında sevgi ve hoşgörü bağlarını kuvvetlendirir nitelikte dizelerdir. Yani bunun yazarı belli olmayan bir tür folklor gibidir. Anadolumuzun zenginliği yöremizede katkı sağlamıştır. Yöremizde en azından herkes bir mani biliyordur. Örneklersek:
Git O Toydan Ot Getir
Bu Toydan Ot Getir
Ben Halanın Kızına
İşmar Edende
Sen Diline Salâvat Getir.
ATIŞMA
Âşıkların karşılıklı olarak saz çalarak birbirleriyle giriştikleri amansız bir söz düellosu gibidir. Bu karşılıklı atışma hoş bir havada geçer. Yöremizin âşıklarından âşık namaz ve âşık İsa’mız bu atışmaları büyük bir ustalıkla yaparlardı. Âşık namazımızı rahmetle anıyorum. Âşık İsa’mıza da uzun ömür diliyorum. Bir sonraki âşıklarımız bölümünde bu iki değerli aşığımıza tekrar değineceğim.
DEYİŞLER
Bir kimsenin bir konu hakkında söyleme bicimi ifade ediş tarzları şeklinde tanımlanırlar. Yöremizde deyişler yaygındır. Âşıklar sazlarıyla deyişleri söylerler.
UZUN HAVA
Belirli bir karakterleri olmayan türkülerdir. Yöresel öğelerin etkisi altında gelişerek özelliklerini kazanmışlardır. Yöremiz de uzun havalar çokça söylenmekte olup birçok uzun hava okuyan seslerimiz vardır. İsimleri az sonra önünüze gelecek.
HORAVEL
Bir çeşit mahnı tipi olup yöremizin özelliği horavel söylenmesi için vazgeçilmez bir tutkudur. Hodağların seslerini uzaklara duyurmak için öküz bonduruğundan koro halinde söyledikleri mahnılardır. Örneklersek
Horavelin Uzunu
Koyuna Döktüm Tuzunu
Horavel Çağırmıyanın
Öpeyim Halasının Kızını
Ho Babam Ho
Aybalam Aybalam
O Toyda Kaldı Halam
Mecalim Yok ki Gelem
Söyleyin İmdada
Gelsin Lelem
HORAVEL
Yöremizin olmazsa olmazıdır. Çünkü herik yani nadaslar birçok yörede olduğu gibi imece usulü ile yapılmaktadır. Kotanın yani pulluğu çekmek için önüne 5 veya 6 çift öküz koşulur bu öküzleri sürmek için bonduruklara hodağlar bindirilir bu hodağlar jokeyler gibi öküzleri sürerler işte bunlara hodağ denir. Ellerindeki daddı baba çubuğuyla ho babam ho derler öküze birer tane vururlar öküzler pulluğu cekmeye başlarlar böylece herik sürme işlemi başlar. Bu işler sabahın alaca karanlığında yapılır herik sahibi o gün kuşluk yemeğini getirmek zorundadır. Kaba kuşluğa doğru hodağlar acıkırlar bu sırada yüksek sesle horavele başlarlar yemek gecikirse o gün herik sahıbi zararlı çıkar çünkü öküzleri yavaşlatırlar olan nadas sahibine olur. Eğer işler tersi olurda o gün kete pişi erişte pilavı gelmişse hodağlar bayram ederler. Seslerin daha çok çıkarılar ho babam ho seleri yeri göğü inletir. Hodağların hep birlikte söyledikleri bu mahnılara biz horavel diyoruz. Herikte hodağların korkulu rüyaları pulluğu iki ucundan iki eliyle tutan ve de koltuk altında sapakel denilen bir aleti taşır o alet kotanı temizlemek içindir, elinde sapakel olan bu kişiye maçkal denir. Bu kişi o an oranın en sorumlusu durumundadır. Uyuyan ve de görevini aksatan hodağlara yerden aldığı bir kesek parçasını fırlatır, kesek parçası sert olmadığından hodağa ulaşıncaya kadar atılan mesafede ulaşmadan dağılır, eğer sert ise hodağa değerek uyarılması sağlanır. Böylece aynı tempo imecenin kararlaştığı güne kadar aralıksız sürer. Yalnız hafta içi herhangi bir günde mola verilir bu işlem devam edip gider. Bunda en önemlisi hızlı sürüm fazla herikdir. 30 gün sürer. Hodağlara emekleri karşılığı bir günlük nadas ya da başka hediyelerle ödüllendirilir.
HORAVEL –Hodağların açlık hislerini bastırmak için hep birlikte söyledikleri mahnı türü çağrışımlardır.
MAÇKAL-Kotanı iki eliyle tutup dengeyi sağlamak. Ve kotan ekibini idare eden kişiye maçkal denir.
HODAĞ—Herik yanı nadas yapılırken bonduruğa koşulan öküzleri süren gençlerden oluşan ekibin her birinin adına hodağ denir.
BONDURUK –Öküzlerin arabayı çekmek için boyunlarına takılan üstü kalın altı ince iki ağaçtan oluşan bir yapıdır.
KARAGAYIŞ-Herik yapılırken en kuvvetli öküzlerin koşulduğu corosun iki gerisinde kotanı en dibinde en zor yerlere koşulan yerdir. Güneş dadanın comuşları hep buraya koşulurdu.
SAPAKEL-Kotan her bitim yerine gelindiğinde temizlenmesi için bir ağaç ucuna üçgen şeklinde takılan bir alettir. Hodağlar bundan korkarlar maçkal aniden bununla vurabilir.
YÖREMİZİN ÇALGI ALETLERİ VE BUNLARI ÇALANLAR
ZURNA VE MEY-Vacip dayı
DAVUL VE ZURNA-Kemo dayı
MEY USTAMIZ- Godu dayı
KAVAL-Şerafettin Şero
KAVAL-Alıyarların Fevzi
TULUM-Ensar ve yine Şero
DEFCİMİZ-Naima Abla tüm Bulanıklıların ablası (GİNAVET: Gecelerinin vazgeçilmez tutkusu)
KAMIŞ DÜDÜK-Ensar ve tüm Bulanıklıkların ve herkesin denediği bir tutku. Birçok çoban önce bunu çalar sonra kavalı öğrenir.
YÖREMİZİN GÜZEL TÜRKÜ SÖYLEYENLERİ
RAHMİ BEY: Uzun hava türküleriyle gecelerimizi süslerdi yıldızlarda onu dinlerdi
FAHRETTİN FAĞO: Uzun havası ile yer gök inler neredeyse bulutlar yağmur çiselerdi.
RİDAYETTİN RİDO: Rido lakaplı ve de herkes onu dayı diye çağırmasından dayı lakabı da eklenmiştir. Türküleri hiçbir Bulanıklının belleğinden silinmemiştir. Güzel sesiyle gönlümüzde taht kurmuştur. Hele bir de söylediği
Cevizin Yaprağı Dal Arasında
Severler Güzeli Bağ Arasında
oldumu diyecek yok.
NEJDET KASAPÇI: Yanık bir sese sahip ve de sinema hoparlörlerin den uzaktan da olsa onu hep dinlerdik, en güzel söylediği türkü:
Senden Ayrı Yaşayamam
Bu Aşkın Izdırabı Bilmem
Ne Zaman Bitecek
AYHAN GÜNEY: Toylarımızın ve ĞINAVENT gecelerimizin türkü söyleyenleri arasında ön saflarda yer alırdı Uzun havaları kusursuz söylerdi:
Böyle Bağlar
Yar Başını Böyle Bağlar
Eridim Kamış Oldum
Altın İdim Gümüş Oldum
Uzun havası gönüllerde taht kurmuştur. Bu ses bülbüllerimizin ölenlerine rahmet sağ kalanlarına uzun ömür diliyoruz.
SAYIN ÂŞIK NAMAZDAN TÜRKÜLER
Gene didalarım doldu yaşınan
Beçere gönlümün cefasınnandır
Bir yiğit bir yerde gonsa
Onunda gendinin gafasınnandır
Deli gönül hile sezeyen olsa
Sonalar göllerde üzeyen olsa
Bir kız kapı kapı gezeyen olsa
Onunda namusu anasınnandır.
Namaz diyer gene gönlüm bulansa
Göz göz olsa yaralarım sulansa
Bir arvatki yolsuz yolsuz dolansa
Vijdanı guvatlı gocasınnandır
Âşık diyer gözel al
Giy gettine gözel al
Bey bafadan hendem olmaz
Ara aslı gözel al
Âşık diyer gözel alma
Yemeğe gözel alma
Bafalı çirkini al
Bafasız gözel alma
Âşık diyer balık üzdü
Deryada balık üzdü
Malımı gözel yesin
Yemesin çarık üzdü
SAYIN ÂŞIK NAMAZDAN TÜRKÜLER
Sözde bir olmuyan evde
Yoksul düşüp ayrı dursan yahşıdı
Namerdin davatına gitmekten
Mert yanında ac otursan yahşıdı
İncinirsen bir kimsenin dilinden
Möhübbeti kabul olmaz elinden
Asılsız kimsenin bağda gülünden
Çöl yabanda lala dersen yahşıdı
Namaz diyer derde mert bulur çara
Namert ne kişidir ki yarayı sara
Bir ahbabki davat etse bir şere
Gitme diye yol göstersen yahşıdı
Ezizim yatan garı
Dağların yatan garı
İyidi tez gocaldar
Akşamnan yatan garı
Âşık diyer daş daşı
Koş araban daş daşı
Çirkin ile bal yeme
Gözel ile daşdaşı
Ala gözlüm koç eyleyif yurdunnan
Kendi köçüf yurdu galan sevdiğim
Yuğum gelmez yata bilmem derdimnen
Verifsen gönlüme talan sevdiğim
Cerrah hekim yarasında görünmör
Gönlüm ister sırasında görünmör
Ele gedif binesinde görünmör
Vaz gelif terkini gılan sevdiğim
Namaz diyer destinde bada tutunan
Nice doymak olur çilve satannan
El çekif yerinen köhne vatannan
Vaz gelif terkini gılan sevdiğim
Sayın Âşık Namazımızın aşağıdaki dizelerde met etiği adamın adı serdar eyüp adındaki bir yiğidimiz ermeni çetelerinin Türklere ve müslüman kim olursa olsun saldırılarına karşı silahlanarak dağlara çıkar. Batum, Tiflis ahıska ahırkelek, borcom gibi bölgelerde ermeni ler le savaşarak halkı korumuştur. Sayın Âşık Namazımızın söylediğine göre Serdar Eyübün köy civarına geldiği haberini duyan ermeni ler evlerinden uzun süre dışarı çıkamazlar. Bu yiğit insanımızın kahramanlık mazisi uzundur. Ona şimdilik Allahtan tan Rahmet diliyoruz.
Ve onun için söylenenlere kulak veriyoruz.
Gene sedelendi durdu yeridi
Serdar Eyüp Ahırkelek elinde
Alı kimi hacastanın biriydi
Serdar eyip ahırkelek elinde
Habar alsan aslı nesli yüz ağa
Göyde şümşek kimi oynar uzağa
Geldi borççalıdan geçti gazağa
Serdar eyip ahırkelek elinde
O can feda bu can bezer yazıldı
Onda gâvurların fendi bozuldu
Ermeniye hezreti Ali kesildi
Serdar eyip ahırkelek elinde
Namaz diyer mevlam onu bele yarattı
Bedir aslan üzdü gaflan sufattı
Çintiyen gılıçlı altı boz attı
Serdar eyip ahırkelek elinde
http://www.bizimbulanik.com/yeni/turkulerimizvesanatcilarimiz.asp