Nevruz

Mayıs 7, 2007

*Sevgili Dostlar,*

* *

*Turk milletinin hayatinda birlik ve beraberligi pekistiren en onemli sosyal
olgulardan birisi de Bayramlardır.*

* *

*Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde birlik ve
butunluk bayrrami olan Yeni Yil/Nevruz Bayraminizi en icten dileklerimle
kutlar, Bayramin Ulkemize, Milletimize ve tum insanliga baris, huzur,
saglik, sevgi ve anlayis getirmesini dilerim.*

*En derin sevgi ve saygılarımla *

* *

*Sinan OGAN*

Asagida Nevruz Bayrami ile ilgili yazdigim makalemi sunuyorum.

Turklerde Yeni Yil: Nevruz Bayrami ve
Torenleri<http://www.turksam.org/tr/index.asp>

16 Mart 2007 – Sinan OGAN – TURKSAM Baskani

Kadim Turk yurdu Dogu Turkistan’da ortaya cikan ve Turklerle beraber
Anadoluya ve butun Turk cografyasina yayilarak binlerce yildir ananevi
torenlerle kutlanan Nevruz-Yeni yil bayrami Turk topluluklarinda Nevruz,
Noruz, Navriz, Newroz, Naurus, Ergenekon ve Bozkurt gibi adlarla anilmakta
ve butun Turk boylarinda kutlanmaktadir.

Bu yazida yer alan Nevruz bilgileri, Nevruz adet ve an’analeri genel olarak
kitap ve ansIklopedilerden derlenen bilgiler degildir. Bu yazida
bahsedilenler Turkiyemizin cennet koselerinden birisi olan ve benim de
cocuklugumun gectigi, dogup buyudugum sehir, Igdir ilimizde gorduklerimiz,
yasadiklarimiz ve yasattiklarimiz adet, an’ane ve geleneklerimizden bizzat
yasanarak derlenmis bilgilerden olusmaktadir. Bu yazinin orjinali Turk
Dunyasi Tarih Dergis’nin Mart 1993 tarihli sayisinda yayinlatilmistir.

Nevruz kutlandigi butun cografyalarda aslini korumakla beraber, yasatilan
butun cografyalarda bolgelere has bazi gelenekler de meydana getirmistir.
Kirgizlar yeni yilin ilk gunune Nooruz adini vermekte ve bu gune Nooruz Koco
denilen ozel bir yemek yemektedirler. Uygur Turkleri bugunu bahar bayrami
olarak kabul etmekte ve bu gune Novruz demektedirler. Mart ayina Navriz adi
veren Kazaklarda bu gun ananevi bir sekilde kutlanmakta ve bugunde Kazaklar
da Kirgizlar gibi Nooruz Koco denilen ozel bir yemek pisirmektedirler.

Nevruzu en tenteneli (sasali) sekilde kutlayan Azerbaycan Turkleri bugune
Noruz/Yeni Yil yada Ergenekon demektedirler. Kirim Tatar turklerinde de
Nevruz gelenegi butun canliligi ile yasamaktadir. Kirim Tatar turkleri bu
kutlu gune Navrez adi vermektedirler. Bati Trakya Turklerinin Mevris, Cuvas
Turklerinin de Naurus dedikleri bu gun Osmanli Turklerinde de
kuylanmaktaydi. Osmanli cografyasinda sayili gunlerden birisi olarak
kutlanan bu gunde gunesin koc burcuna girdigi anda Nevruziyye adi verilen
bir macun/tatli yemek gelenek haline gelmistir.

Milletleri millet yapan onlarin manevi degerleri, adet an’analeri,
merasimleri ve diger kultur unsurlaridir. Bir milleti ayakta tutan, onu
yasatan ve devamini mumkun kilan bu tur kultur ogeleridir. Gunumuzde bu tur
kultur ogeleri milletler icin temel guc unsurlari olan; ekonomik guc, askeri
guc ve ondan kuvvet alarak olusturulan siyasi guc kadar temel ve stratejik
oneme hâizdir. Bu sebepledir ki, Turk dunyasinin en temel kultur ogelerinden
birisi olan Nevruz/Yeni yil bayrami bir cok dogu halklari tarafindan
kendilerine mal edilmeye calisilmakta ve hatta bazi etnik gruplar tarafindan
siyasi hedefler dogrultusunda kullanilmak istenmektedir. Ayni sekilde bazi
dogu halklari ve etnik gruplar Nevruz gelenegini kendilerine mal etmeye ve
ona cesitli rivayetler, efsaneler, masallar yakistirmaya calismaktadirlar.

Tarih boyunca basta Turkler olmak uzere Turklerle ayni cografyayi paylasan
ve yakin iliskide olan bazi dogu halklari tarafindan, an’anevi bir sekilde
kutlanan Nevruz/Yeni Yil bayrami, tarih boyunca oldugu gibi, gunumuzde de
birtakim rivayet, masal yakistirmalariyla siyasi/dini ve bazi etnik emellere
alet edilmek istenmektedir.

Bu sebeple Nevruz/Yeni Yil bayraminin ne oldugu, muhtevasi, kutlanis sekli
ve amaci, hangi tarih ve sartlarda formalasarak milli bayramlarimizdan
birisi haline donustugunun bilinmesi, Nevruzu birtakim emellere alet
etmekten kurtarip, gercek ve milli bir kutlanis amacina donusturecektir.

Unlu Rus gazeteci ve yazari Georgi Kubliski daha Sovyetler Birligi doneminde
Orta Asya’ya yaptigi bir gezi sirasinda sahit oldugu Nevruz torenleri icin
scyle demektedir: Gercek ilkbahar Orta Asya’ya Nevruz ile gelmektedir. Bu
Islam oncesi bayram ilkbaharda gece ile gunguzun esitlendigi nun olan 21-22
Mart tarihlerinde kutlanir. Eskiden Dogu takvimine gore yilbasi da ayni
tarihte basliyordu.

Farsca bir kelime olan “Nevruz”, nev: yeni, ruz: gun, yani yeni gun
manasindadir. Nevruz gunesin koc burcuna girdigi gun olup, Rumi takviminde
Mart ayinin dokuzuna rastlar. Ilkbaharin baslangici 12 hayvanli Turk
takvimine gore yeni yil olarak kutlanmaktadir. Eski Turkler ve nufus
yogunlugu sebebiyle son bin yildir Turklerin hukumranligi ve egemenliginde
olan kalan Iranlilarin, yilbasi olarak kabul ettikleri Nevruz, aslinda
sadece Turklerin degil Turklerle ayni cografyada yasayan butun halklarin
Yeni yil olarak kutlamalari gereken bir gundur.

Gunes yillik zahiri zahiri hareketleri zamani, Mart ayinin yirmibirinde
(bazen yirmisinde) ekvatoru keserek, dunyanin guney yarimkuresinden kuzey
yarimkuresine gecer. Bu zamanda gunes tam ekvatorda oldugundan, her yerde
gece ile gunduz esitlenir, yer yuzunun kuzey yarimkuresinde ekonomik bahar
baslar. Buna gore de gunesin Mart ayinin yirmibirinde ekvatoru kestigi
noktaya, yaz beraberligi noktasi denir.

Onikinci yuzyilda Omer Hayyam’in duzenledigi gunes takviminde (ki,
Selcuklularin da kullandiklari takvim budur) yeni yil Mart ayinin
yirmibirine denk gelmektedir. Yeni takvim yilinin baslamasinda gunesin yaz
beraberligi noktasindan gectigi andan itibaren hesaplanir. Bu gunde gunes
ekvatoryal koordinatlarin basindadir. Bu gun Afganistan, Iran ve
Azerbaycan’da resmi yeni yil olarak kutlanir.

Turkler uzun asirlardan beri baharin gelisini buyuk bir coskuyla
kutlamaktadirlar. Baharin baslanicina denk gelmesiyle de Turkler’de Nevruz
bayrami ayri bir anlam kazanmistir. Ayri bir bahar bayrami yerine Nevruz
baharin gelisiyle yeni yil bayrami olarak kutlanilimaktadir.

Bu milli bayramimizin “bahar, isci, emekci, ideolojik, v.s” yerine Turklerde
yeni yil bayrami olarak kutlanilmasinin tarihi gerceklere daha uygun
dusecegi kanaatindeyiz.

Nevruz bayrami ilk dogdugu zamandan bugunre kadar, bircok kulturle ic ice
olmustur. Bircok millet boylesine koklu ulu Turk kultur unsurunu once
sindirmeye, bunu basaramayinca da kendi kulturlerinden birseyler katarak,
onu kendilerine mal etmeye calismislardir. Bunun icindir ki, Nevruz/Yeni yil
bayraminin kutlanis amaci uzerinde yapmis oldugumuz arastirmalarda yuzden
fazla rivayetin oldugunu gorduk.

Biz burada bu rivayetlerden sadece birkacini vermekle yetinecegiz.

– Nevruz, Turklerin Ergenekondan ciktiklari gundur. Ergenekon/ Nevruz
bayrami Turkleri’de bir tabiat, varolus ve dirilis bayrami niteligindedir.

– Nevruz, Hazreti Ali’nin dogdugu gundur.

– Nevruz, Atesperestlerden kalan bir bayramdir.

– Nevruz, Tanrinin dunyayi gece ile gunduzun esit oldugu bir zamanda
yarattigi gundur.

– Nevruz, Kutlevi halk bayramidir.

– Nevruz, gununde gunes balik burcundan koc burcuna girmistir.

– Nevruz, Turklerde bahar bayramidir.

– Nevruz, Iran ve Afganistan takvimine gore resmi yilbasidir.

– Nevruz, Turklerde demir dovme-ors bayramidir.

Nevruz, Turklerde ayni zamanda Ergenekon bayrami olarak da kutlanmaktadir.
Bu efsaneye gore Cinliler tarafindan bozguna ugratilan Turklerden “Nuhuz” ve
“Koyan” adli iki hakanzade ile iki kiz kurtulurlar. Dereler asar, tepeler
asar, karanliklarda yururler. Nihayet bir sabah onlerinde bir iz gorurler.
Bu bir insan izi degildi. Kosturlar, izin uzerinden saatlerce kostular…
Kizin birisi sevincle, …iste … diyerek haykirdi. Bu bir alageyik idi.
Kovalamaga basladilar. Yol pek dar ve sarp idi. Nefes nefese kosarlarken dik
bir yardan asagi yuvarlandilar. Kendilerine geldikleri zaman sasirdilar.
Burasi yesillik ve agaclik bir yerdi. Guzel cicekler acmisti. Renkli
kelebekler ucusuyor, kuslar otuyordu. Girdiler, dolastilar.Burasi adeta
cennetti. Oyle bir cennet ki, kapisi yok. Hic insana rastgelmediler.
Baslarini yere egdiler. Umitlerini kesmediler, “yine bir gul gelir buradan
kurtulur, vatanimiza kavusuruz diyorlardi”. Aksama dogru alageyik gorundu. O
da bir cukurda yalniz kalmisti. Simdi kacmiyor, hatta sokuluyordu. Kizlar bu
geyigi oksadilar, kendilerine alistirdilar. Nuhuz ve Kayan’la birlikte
sutunu icerek karinlarini doyurdular.

Tam dortyuz sene etrafi buyuk ve gecilmez kaf daglariyla cevrilen bu gizli
yurdun icinde gecti. Bag artik tamamiyla senlenmis, Turk yavrulari
cogaldikca cogalmis, geyikler artmisti. Ve herkes bir isle mesgul,
calisiyordu. Turanla ve tum dunyayla iliskilerini kesen bu gizli yurttan
artik kurtulamayacaklarina hukmeden Turkler yine asla meyus olmuyorlar, yine
Turan’a kavusmaktan umitlerini kesmiyorlardi. Bir gun bu gizli yurtta bir
kurt gorundu ve geyiklerden bir tanesini oarcalayarak gecti. Bir coban bu
kurdun nereden geldigini merak etmisti, arkasini birakmadi ve kucuk bir
delikten ciktigini gordu. Kosa kosa yurda dondu. Gordugunu anlatti. Hepsi
birden deligin basina geldiler. Bu delik dardi. Ugrastilar ugrastilar. Bir
insan gecemeyecek kadar dardi. Nihayet iclerinden bir demirci cikti. Ocak
yakti. Ors kurdu. Cekici orse vurarak taslari parcaladi. Ve yol acti. Bu
kucuk dunyaya dortyuz sene icinde cogalarak sigamayan Turkler birdenbire
tastilar, en onde elinde bayrak deligi acan demirci turk cikti.

Turkler bugun cok sevindiler. Tekrar Turan’a kavustuklari icin “yeni gun”
diye bu cikislarini milli bayram adettiler. Ve deligi acan demirciye
“Bozkurt” namini vererek kendilerine Han yaptilar. “Bozkurt” kelimesini
Mogollar kendi lisanlarina tercume ederek “Bortecine” dediler. Ve bu milli
bayrami onlar da tanidilar.

Artik her yil yeni gunde demir ayini yapmak kaide haline geldi. Yeni gunde
Hakan milli ocagin onune gelir, bir demir parcasini kizdirir, sonra ors
uzerine koyarak cekicle doverdi.

Iste Turkler davullarla, ciritlerle, oyunlarla bu yeni gunu takdis ve taziz
ederlerken, Acemler de (Iran) onlara imrendiler, bu bayrami kabul ettiler.
Ve hatta yeni gun ismini kendi lisanlarina tercume ederek Nevruz dediler.
Acem tarihinde Nevruz’a esas olabilecek bir vak’a bir masal, bir an’ane bir
rivayet yoktur. Halbuki Turk tarihinin, Turk an’anesinin devam eden akisleri
Acemlerin Nevruz dedikleri seyin tamamiyla bizim Yeni gun, biz Turkerin
milli bayramidir. Tarihimiz, mazimiz, masallarimiz, an’anelerimiz ve nihayet
ergenekon demir ayinimiz bu milli bayramimizin bir efsane degil, milli ve
ictimai bir hakikat oldugunu ortaya koymaktadir.

Turklerin Ergenekon’dan ciktiklari bu gunun gunes takvimine gore yeni yila
yani Mart’in dokuzuna (Miladi 21 Mart) rastlamasi bu gune ayri bir mana
kazandirmistir.

Nevruz’a Hazirlik ve Nevruz Torenleri

Turklerde Nevruz/Yeni yil bayraminin hazirliklari 40 gun onceden baslar.
Evler temizlenir, silinir, supurulur, her sey bastan asagi yikanir, butun
yatak, yprgan, dosek, kilim, hali, yolluk ve benzeri seyler gunese cikarilip
serilir. Kis boyunca icine sinen nemden arindirilir, ve bol bol gunes almasi
saglanir. Sonra bunlar sopalarla dovulerek (cirpilarak) tozdan arindirilir.
Bu esanada uyanan dogayla, bahce isleri de buyuk bir hizla yapilmaya
calisilir; bahcede biriken copler ocaklardan cikan kullerle karistirilarak,
gubre olarak topraga verilir. Ark ve kanallar toprak ve camurlarindan
arindirilir. Agaclar budanir, fazla dallar kesilir ve agaclarin dibi
havalandirilir.

Nevruz’la gelen yeni gunle beraber, herkes kendisine yeni bayramlik
elbiseler alir, dost ve akrabalara hediyeler alinir. Nisanli kizlar bey
corabi orerler. Buyuk sair Sehriyar “Haydar Babaya Selam” adli siirinde bu
konuda soyle der:

“Bayramiydi gece kusu ohurdu,

Adahli (nisanli) kiz bey corabin tohurdu,

Herkes salin bir bacadan sohurdu,

Ay ne gozel gaydaydi (adet) sal sallamak

Bey salina bayramligin baglamak.”

21 mart’tan onceki dort Carsamba gunleri daha bir tenteneli (eglenceli)
gecer. Bunlarin ilkine “haberci” veya “gullu” Carsamba, “ikinci”, “ucuncu”,
Carsamba ve “Il ahir” yani son Carsamba denir. Ilk Carsamba hazirliga
baslamanin isaretidir. Bu gunde evlerde as pisirilir, tongal kalanarak ates
yakilir. Ikinci ve ucuncu Carsambalar hazirliklar hizlandirilarak devam
ettirilir, semeni konulur. Sira son Carsambaya gelir. Son Carsamba, Sali
gecesini Carsambaya baglayan gecedir ki, bu, bayram gunlerinin en
senliklisidir. Buna ilahir Carsamba da denilir. Ahir (son) Carsamba oluleri
anma gunudur. Bu gunde mezar ziyaretlerine gidilir. Yemek ve helva
hazirlanarak mezarliga goturulur ve orada bulunanlara bilhassa fakirlere
vefat eden hayrina dagitilir. Vefat edenlere kuran okutulur.

Son Carsamba artik Semeni yesermistir.

Yumurta Dovusturme

Bayram gunlerinde ikinci Carsamba’dan sonra sokaklarda, kose baslarinda ve
belirli mekanlarda toplanan cocuklar, gencler sogan kabugu veya samanla
boyanan yumurtalari dovusturuler (tokustururlar).

Sehriyar “Haydar Babaya Selam” siirinde bizim sayfalarla anlattigimiz bu
hadiseyi birkac misrayla inci gibi dizmistir.

“Yumurtani goycek gullu boyardik,

Cakkistirip, (tokusturup) sinanlarin (kirilanlari) soyardik,

Oynamaktan birce meger doyardik,

Eli mene yasil assIk (1) vererdi,

Irza mene Novruz gulu dererdi.

1. Koyun ve keci gibi kucukbas hayvanlarin dizkapaklarindan cikarilan kemik,
enkaze. Bu kemikle cocuklar assIk oyunu oynanmaktadir.

Alav Alav

Gelin dostlar

Gelin biz

Bu ilk gununde

Gunesi alkislayak,

Gunu seher cagindan

Ili Yazdan baslayak.

Tongallar yandirilsin

Ustunden tullanak biz

Babalarin ruhunu, oddan kecip anak biz.

Bahtiyar Vahapzade

Ucuncu Ahir Carsamba ve bayram gecesi -bu Saliyi Carsambaya baglayan
gecedir- alav alav gecesidir. Bu gecede “tongal” denen atesler yakilir,
uzerinden atlanir. Eskiden bu atesler evlerin daminda yakilirdi. Ancak,
yasam sartlarinin degismesiyle bu atesler simdilerde bahcelerde veya bos
meydanlarda, sokak aralarinda yakilmaktadir. Atesin yakilmasiyla iclerinden
bir dilek turarak atesin uzerinden atlayan kimseler bu dileklerinin
gerceklesecegine, tum hastaliklarinin bu atese dokulup yanacagina, yeni yila
bu hastalik ve kotuluklerden arinarak girilecegine inanilir.

Inanisa gore, atesin uzerinden bazi yerlerde uc bazi yerlerde ise yedi defa
atlanilmasi gerekir.

Atesin uzerinden atlanirken genellikle soyle bir tekerleme okunur:

“Agirligim, ugurlugum dokulsun bu atesin ustune”

“Agirligim, ugurlugum, kelligim, kecelligim hep bu atese”

“Agirligim, ugurlugum dokulsun, odda yanip kul olsun”

“Yansin alev sacilsin, menim bahtim acilsin”

Bu arada yagli pacavralardan yapilan ates toplari da bir telle baglanir ve
birkac defa sallandiktan sonra havaya atilir. Daha sonra tongalin kulleri
bolluk getirsin diye evin bahcesine serpilir.

Disaridaki alav alav senligi bittikten sonra eve gelinerek “en milli sofra
sayilan” Nevruz sofrasina oturulur. Bu sofrada pilav, kavurga, yarma yemegi,
et v.s gibi milli yemeklerin yaninda boyanmis yumurta, cesitli kuruyemis
(yeddilevin)cesitleri ve semeni bulunur. Sofra basinda aile fertleri
birbirini tebrik eder, evin aksakallarinin isaretiyle yemeye bbaslanilir.
Nevruz/Yeni yil bayraminda aksakallar butun darginlari baristirir, genclere
ogut nasihat verirler.

Semeni

Nezruz bayrami surecinde bir kap icine konan bugdaylarin sulanarak
yesillenmesinden elde edilen yesertilmis cimene Semeni adi verilmektedir.
Nevruz ayni zamanda yesilligin ve doganin da bayramidir. Onun icin
“SEMENI”nin yesillik ve bereketi temsil ettigine inanilir. Semeni’den Helva
ve tatlilar da yapilmaktadir. Semeni icin bir cok siirler yazilmis, sarkilar
bestelenmistir.

Baca Baca/Sal Sallama

Yeni gune en cok sevinenlerin basinda cocuklar gelmektedir. Baca baca
denilen gunde –bu bayramdan bir gun oncesidir- Bu gunde cocuklar bayram
paylarini almak icin mahallelerine ve yakin mahallelere gidip kapi kapi
dolasilarak, kapilar calinir ve bayram paylari istenir. Baca baca gecesi
tongallar kalanir, atesler yakilarak uzerinden atlanir ve gece olunca da
herkes beline bir Sal (atki) baglayarak komsu evlerin yolunu tutar. Eskiden
evlerin bacalari oldugu icin bacadan sarkitilan bir Sal’a (atkiya) bayram
payi baglandigi icin bu adete “baca baca” denilmektedir. Ancak gunumuzde
artik bacali ev kalmadigi icin bu adet kapilar calinarak iceri atilan Sal,
genis bez veya cantalarla yapilmaktadir. Iceri sal atan kimse salin bir
ucunu iceri atarken diger ucunu elinde tutar ve saklanarak, kendisinin
gorulmemesine buyuk bir ozen gosterir. Fakat ev sahibi genellikle kimin
geldigini bilir, ama tanimamis gibi davranir. Kapinin arkasina gecilerek
bayram paylarini isteyen cocuklar, cok degisIk sozler soylemekle beraber
bazen “ev sahibi bayramcaligimizi verin” gibi sade birkac soz veya asagidaki
gibi birkac misra okunmaktadir:

Ev yiyesi evde mi?

Gumus kemer belde mi?

Ev yiyesi (sahibi) var olsun,

Koynu (kucagi) dolu nar olsun,

Dogdugu oglan olsun,

Dogradigi kuruk olsun,

Ersin, ersin,

Allah muradini versin,

Taze gelin dursun (kalksin) bize pay versin,

Verenin oglu olsun,

Vermeyenin kizi olsun.

Bunu duyan ev sahibi onceden hazirlanmis kuruyemis, boyanmis yumurta
sekerleme, meyve v.s. gibi yiyecekleri veya corap, mendil gibi seyler
cocuklara/genclere verilmekte ve onlari guleryuzle gondermektedir. Bazen sal
sallayanlarin kendisi de salin ucuna hediye baglayarak iceri atarlar. Bu
genellikle nisanli gencler arasinda gorulur.

Nevruz gunlerinde ve baca baca gununde genis yaylaklarda ve meydanlarda at
yarislari, ok atma, cirit, Zorhana, kement atma oyunu, boga ve deve
guresleri, koc dovusleri ve kilic oyunlari v.s. gibi oyunlar oynanir.
AsIklar atisir, siirler okunur ve eglenceler hayatin her yonuyle ilgili
olarak surup gider.

Guney Azerbaycan Turklerinin ve butun Turk dunyasinin buyuk ustadi Muhhammed
Huseyin Sehriyar, cocuklugunda gorup gecirdigi baca baca diger adiyla sal
sallama adetlerini “Haydar Babaya Selam” adli siirinde yine soyle ifade
etmektedir:

“Sal istedim men de evde agladim,

Bir sal alip tez belime bagladim,

Gulam gile gacdim sali salladim,

Fatma Hala mene corap bagladi,

Han nenemi yada salip agladi.”

Kulak Asma (Kapi dinleme)

Yeni gunden onceki gece, yani baca baca gecesi, komsu ve akrabalarin kapi ve
pencerelerine gizlice yaklasilip, iceride konusulanlar dinlenilmeye
calisilir. Tamamiyla iyi niyetle yapilan bu dinleme hadisesinde kapi
dinlemeye gidenler iclerinden bir dilek tutarlar. Iceride konusulanlara
dayanarak duyduklarindan dileklerine gore cesitli yorumlar yaparlar. Bu
yorumlarin gercek olduguna inanilir. Genc kiz ve erkekler dileklerinin
yeri,ne gelmesi icin sabah erkenden kalkip soguk suda yikanirlar.

O gun herkes kapilarinin dinlenecegini bildiginden bayram gunune uygun
olarak iyi seylerden bahsedilir.

Buyuk sair Semet Vurgun bir siirinde bu adetimiz icin soyle demistir:

Hayalet basini bir an terkedir,

Heyirhah bir haber esitmek ucun,

Komsu kapisina pusmaga gedir,

Gayda beledir ki, birinci kere,

Hayir soz esitse sad olacaktir,

Yaman soz esitse yine gamlara

Gargolup icine kavrulacaktir.

Iyne Iyne

Yeni gun/Nevruz gecelerinde cok guzel oyunlar ve adetler vardir. sBunlardan
birisi de “iyne iyne” oyunudur. Nevruz gununden bir gun once yani baca baca
gununde bir kizla bir erkek hic konusmadan koy cesmesinden veya evlerinin
bahcesindeki cesmeden (bu zamanda artik ev cesmesinden) bir legen (kap) su
doldururarak getirirler. Bu su legen icinde evin ortasina konur. Komsulardan
gelen kiz ve oglanlar evin gencleriyle beraber su dolu legenin atrafina
toplanarak herkes sirasiyla dilek tutar. Bu dilekler genellikle gencelerin
sevdikleri ile ilgili olur. Dilek tutuldukta sonra arka kisimlarina kucucuk
pamuk sarilarak suda batmasi engellenen iki adet igne parmaklarla su
batirildiktan sonra suya birakilir. Legenin icinde bir halka seklinde hizla
donen iki igneden birisi kizi digeri de erkegi temsil eder. Eger igneler
gidip birlesir ve birbirine yapisirsa o dilek olacak ve gencler
evleneceklerdir demektir. Eger ignelerin her birisi bir kenarda kalirsa o
zaman gencler birlesemeyecek demektir. Dilek olumsuzdur. Bu gelenek de
gencler arasinda yaygindir ve gercek olduguna inanilir.

Suya Yuzuk atma

Suya yuzuk atma oyunu da igne igne oyunu gibi bir dilek oyundur. Yine bu
oyunda da bir legen su getirilir, herkes yuzugunu legene atar ve legenin
ustu bir yaylik (basortusu) ile kapatilir. Bu sirada bir dilek tutulur ve
sirayla yuzukler sudan cekilir. Eger yuzuklerini legene atanlar kendi
yuzuklerini ilk cekiste labilirlerse dileklerinin gerceklesecegine
inanirlar. Herkes sirayla sudan yuzuk cekme islemini tekrarlar.

Yeni Gun Inanislari – Nevruz Adetleri

Nevruz/Yeni yilla ilgili bir cok inanis vardir. Yeni gunun ilk dort gunu
yilin mevsimleriyle alakalidir. Eger, birinci gun gunesli gecerse demek ki,
ilkbahar aylari guzel gececektir. Ikinci gun yagmurlu gecerse yaz ayi
yagmurlu olacaktir. Ikinci gunler de ayni sekilde sonbahar ve kis aylarina
isIk tutmaktadir. Eger yeni gunun ucuncu ve dorduncu gunleri yagmurlu
gecerse “godu godu” denilen bir toren duzenlenir. Saman inancindan kaldigi
dusunulen bu inanisa gore “Godu godu” meudanlarda dolastirilir ve gunesi
cagiran cesitli nagmeler okunur. Inanisa gore Godunun dogayi etkileme ve
iklimi iyilestirme gucleri bulunmaktadir.

Diger Nevruz/Yeni gun gelenekleri gibi Godu Godu inanisi da, zarif bir Turk
milli gelenegidir. Godu Godu tornlerinde Godu veya bazi yerlerde Dodu su
nagmeleri okumaktadir:

Godu godunu gordun mu?

Goduya selam verdin mi?

Godu buradan gecende,

Kirmizi gun (gunes) gordun mu?

Yag verin yaglamaga,

Bal verin ballamaga,

Godu gulmek isteyir,

Koymayin aglamaga,

Goduya kaymak gerek,

Kalara koymak gerek,

Godu gun cikarmasa,

Gozlerin oymak gerek.

Yeni Gun/Nevruz Adetleri

Yeni gun/Nevruz bayraminda bir cok adetler bulunmaktadir. Bunlardan
bazilarini bu yazimiza aldik.

Yeni gunde/Nevruz’da Semeni goyerderler,

Yeni gunde/Nevruz’da Semeni helvasi pisirirler,

Yeni gunde/Nevruz’da uzerlik denen bir bitki yakip dumanini eve, mala, cana
ve cocuklara v.s. seylere verirler,

Yeni gunde/Nevruz’da yeni elbiseler alinir,

Yeni gunde/Nevruz’da yakinlara hediyeler alirnir,

Yeni gunde/Nevruz’da at yarislari verilir,

Yeni gunde/Nevruz’da yumurta boyanir,

Yeni gunde/Nevruz’da kiz beyenmege giderler,

Yeni gunde/Nevruz’da kusululer baristirilir,

Yeni gunde/Nevruz’da misafirlige gidilir,

Yeni gunde/Nevruz’da nisanli kizlara Nevruz payi goturulur,

Yeni gunde/Nevruz’da kotu soz soylenmez,

Yeni gunde/Nevruz’da mezar ziyaretlerine gidilir,

Yeni gunde/Nevruz’da baskalari hakkinda konusulmaz,

Yeni gunde/Nevruz’da alis-veris yapilmaz,

Yeni gunde/Nevruz’da seker dagitilir,

Yeni gunde/Nevruz’da ati, iti vurmazlar,

Yeni gunde/Nevruz’da Nevruz gulu dereler,

Yeni gunde/Nevruz’da yilani vurmazlar,

Yeni gunde/Nevruz’da kizlar kirmizi giyinir,

Yeni gunde/Nevruz’da ev sahipleri evde birisinin bulunmsina gayret ederler,

Yeni gunde/Nevruz’da kavga etmezler,

Yeni gunde/Nevruz’da hasta olanlar ziyaret edilir, onlara pay goturulur,

Yeni gunde/Nevruz’da aksakallara Nevruz payi gonderilir,

Yeni gunde/Nevruz’da sal sallayanlara pay verilir,

Son Carsamba’da gunes cikmadan suyun uzerinden atlanir,

Son Carsamba’da dugun icin ayrilmis koyunlarin boynuzlarina kirmizi
baglanir,

Son Carsamba’da evden para vermezler,

Son Carsamba’da borc odemezler,

Son Carsamba’da komsuya elek vermezler,

Son Carsamba’da mum yakmazlar,

Son Carsamba’da eger mum yaniyorsa bitmeden yarim sondurmezler,

Son Carsamba’da evden ates, kibrit gibi seyler vermezler,

Son Carsamba’da evden ekmek vermezler,

Son Carsamba’da erkenden yatmazlar.

Bu kisa yazimizda Turk milletinin yasamindan buyuk bir kesiti, buyuk bir
motifi birkac sayfaya islemeye calistik. Hic suphe yok ki, Nevruz/Yeni yil
bayrami Turk kultur ogelerinin en temel ve koklu parcalarindan birisidir. Bu
sebeple de hakkinda binlerce sayfa yazilacak kadar genis ve engin bir
konudur. Turkiye’mizin zor bir surecten gectigi bu gunleri Nevruz gibi milli
bayramlarimiza, adet ve an’analerimize sIki sIkiya sarilarak, millet olarak
birbirimize kenetlenerek atlatacagimiza inancimiz sonsuzdur.

Uzun asirlardan beri Anadolu’nun butun koselerinde ve butun Turk dunyasinda
kutlanilan ancak, Turkiye’de resmi olarak devlet nezdinde kutlanmadigi icin
gozlerden kacan Nevruz/Yeni Yil bayrami bugun bazi gruplar tarafindan siyasi
ve ideolojik amaclara alet edilmek istenmektedir. Oysa Turklerde Yeni
Yil/Nevruz bayrami uzerine yapilacak tarihi ve bilimsel arastirmalar
gosterecektir ki, bu kultur ogesi en az Turk ulusunun varligi kadar kadim,
ve onun bekâsi kadar stratejik bir oneme sahiptir.

Not: Bu makale 1993 yilinda Turk Dunyasi Tarih Dergisi’nin Mart sayisinda
yayinlanmistir.

http://www.turksam.org/tr/yazilar.asp?kat1=3&yazi=271

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: