Patlangaç

Mayıs 7, 2007

YİTİRİLEN DEĞERLER- 21: PATLAK
Kasabamız Karakaya mevkisinde bir ağaç türü vardır bilir misiniz? Adı patlak ağacı. Bilmiyorum ağaç türleri içinde adı ne diye anılır çevrebilimde? Özü çok yumuşak dışı sert görünümlü bir ağaçtır. Bu ağaçtan kesilip gelen dallar on beş-yirmi santimetre uzunluğunda iki yanı düzgünce kesilir. İçinin yumuşak bölümü uzun demir parçası veya sert olan başka bir ağaçla çıkarılır. İyice temizlenir. Davşınak odunundan boşaltılan patlak ağacının boyundan bir santimetre kadar kısa bölüm patlağın içine girecek biçimde inceltilir. Elimizin ölçüsüne göre tutacak kadar bir bölümüde düzeltilir. Kısaca patlağa giren kısmı deliğin ölçüsünde ince, tutulacak kısmı biraz daha kalın bir düzenek elde edilmiş olur. Sonrada patlağın sıkısı dediğimiz bölümün hazırlığına geçilir. Kendir-keten liflerinden yapılmış urgan veya yular eskisiyle kınnap-sicim dediğimiz ince ipler ellerimizle didilerek lif durumuna getirilir. Bunları ıslatıp yumuşatmak için ağzımıza alır çiğner yere tükürürdük. Çünkü acı bir tat veriyordu dilimize. Bunun bitkisinin uyuşturucu hammaddesi içerdiğini bilmiyorduk ki çocuk aklımızla. Yeteri kadar yumuşadığını düşündüğümüzde ağzımızdan çıkarıp biraz zorlayarak gidecek biçimdeki parça dilinmiş patlağın ucundan içeriye sokulur ve davşınaktan yaptığımız düzenekle içine itilirdi. Öbür deliğe elimiz siper edilerek parçanın yere düşmesi engellenirdi. Bu işlem birçok kez yinelenir ve bu işleme sıkı alıştırması denirdi. Güzel alıştırılan sıkılar hem pat diye güzel ses çıkarır hem de yukarıya daha çok çıkardı. Sıkılarımız kaybolmasın diye ileriye boşluğa doğru tutulmazdı. Sıkı ayarlaması hem uzun zaman alır hem de urgan veya yular parçasını bulmak zor olurdu. Bu sıkıyı yapmak için bozduğumuz urgan veya yuların ceremesini sopa yiyerek ödediğimiz çok olurdu. Büyüklerde haklı. Eline aldığı yuların veya urganın bir-iki teli kaybolmuş hayvanı veya yükü bağlasa ne kadar dayanabileceği kuşku götürür. Bunu yapanda evin çocuğu-çocukları olduğu bilinir. Yeniden olmasın diye sopa çekilir, azarlanır, tembihlenir. O andaki duruma bağlı olarak hafif ya da ağır geçer. Şansınıza ne çıkarsa.
Patlak yarışı iki şekilde olur. Ya daha çok ses çıkaran.Ya da daha yukarı fırlayan . Her çocuk kendi patlağının birinci olmasını ister. Bu işte ayrı bir ustalık ister. Çoğu zaman büyüklerden bu konuda yardımda alındığı olurdu. Özünde iş başarma ve bunu en iyi biçimde gösterme olan bu patlak ya da patlangaç olayı çocuğun yapıcılık yaratıcılık yönünün gelişmesine büyük katkıda bulunuyormuş. Bunu şimdi daha iyi anlıyoruz. İşte uygulanılan ama o gün adı konulamamış bir öğrenme ve öğretim tekniği. 05.04.2007

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: