Yaylacılık

Mayıs 7, 2007
Yayla Kültürü
‘Gurbetçilik’ ve Çay Tarımı’nın yanısıra Çamlıhemşinlinin geçim kaynaklarından biri de Hayvancılıktır.Haziran’ın ilk haftası 2000’li rakımlardaki yaylalara göçlerin başlama zamanıdır.Yetersiz mera alanı ve haşara’nın çokluğu hayvanları yüksek rakımlara götürmenin asıl nedenleridir.Yaylada sabah erkenden meralara götürülen hayvanların ahır temizliği yapılır.(Bu işlemAlman Prof.Karl Koch’un 1843-44 yıllarında yaptığı Rize Seyahati sonrası kaleme aldığı seyahatnamesinde şöyle anlatılır:Herkül’ün Augias’ın ahırını temizleme biçiminin tek olmadığını ve bu yöntemin bugünkü doğu toplumlarında olduğu gibi eski çağ halklarınca da bilindiği ortaya çıkıyor’.)Akşam ahıra dönen hayvanlar’ın sütleri ‘ketoğ denilen kaplara sağılır.Sağılan süt yayvan ve ahşap bir tekneye dökülür. İkinci gün üzerinde biriken krema (kaymak) alınır. Ve kaymak kabına (kadel veya siyafki) konulup kaynatıldıktan sonra mayalanır ve peynir yapılır. Peynir mayasının temel maddesi üç günlük inek yavrusudur.Kesilen yavrunun midesi özenle alınır ve bağlanır. Kurutulan mide bir yıl sonra acı erik,sarımsak,tuz,peyniri alınmış süt suyu katılır.
Yapım esnasında süt bozulursa torbaya dökülerek süzdürülür ve çökelek (minci) elde edilir. Peynir saklanması ve tadına ulaşması için,çam ağacı (ladin) kabuğundan dikilmiş olan ‘kolo’ denilen kabın içinde muhafaza edilir. Sütten yoğurt mayalanıp torbaya dökülerek de süzme yapılır. Tüm ürünler yayla evinin maran denen bölümünde güze kadar saklanır. Yaylada inekleri rahatsız etmemeleri ve kendilerinin yeterince beslenebilmeleri için,bütün öküzler başlarına tahsis edilmiş iki çoban tarafından devamlı gidilmeyen ve sırf onlar için belirlenmiş otlaklara (öküz pornağı)götürülürler.Çobanlar iki ay süreyle orada öküzlerin sağlıklı bir şekilde beslenmelerini sağlarlar. Çobanlar kamp yerinde,üstü harduma’dan(çamağacından,uzunluğu bir metre,genişliği yirmi santimetre olan ince tahta) etrafı taştan örülü barınakta kalırlar.Barınağın etrafını çepeçevre saran öküzlere gece tek bekçi,daha önce pornağa çıkmadan güreştirildiklerinden tümünü yenen baş pehlivan öküzdür.Öteyandan köydeki ürünlerin bakımını tamamlayan Çamlıhemşinli,gurbetçisiyle de aynı tarihte buluşarak on günlük bir dinlenme ve eğlenme için yaylaya çıkar. Vartavor denilen bu eğlence yalnızca yaylara özgü bir eğlencedir.İnsanların Gül Suyu ile birbirlerini ıslatması anlamına gelen ve bereket!i simgeleyen Vartavor aynı zamanda da genç kız ve delikanlılar için sevdalık zamanıdır. Her yaylada belli bir horon yeri vardır.Buralarda gece geç saatlere kadar tulum eşliğinde horon oynanır ve atma türkü (iki kişi yada iki grup arasında taşlamaya ve ironiye dayalı,beyit veya dörtlük şeklinde uyaklı söylenen türkü )söylenir. Gündüz ise hava güzelse günübirlik geziler düzenlenir. Hobisi olanlar alabalık avına ve çamlardan sakız toplamaya giderler. Ağustos sonuna doğra,yaylaya gitmeyen ve köyde kalan orta yaşta olan bir grup,yine bir şenlik havasında,ertesi yıl hayvanlara gerekecek olan ot ihtiyacını sağlamak ve stok etmek için yaylaya çıkar.Oğnak ve ot biçimi de denilen bu olaydan sonra,yaylacının artık bir beklediği yoktur,taa ki son göç tarihi olan 23 Eylül’e,göç için gelen birkaç kişiye kadar. Yatak-yorgan gibi eşyalar, herhangi bir kemirgen’in kışın kesmemesi için,yayla evinde ‘tacor’adı verilen ve tavandan sarkıtılan iplere yerleştirilen tahtaların üzerine konulurlar ve hüzünlü ‘dönüş’başlar.

Günümüzde ise;Karadeniz bölgesinin geçim kaynağı olarak ‘çay’ bitkisinin yaygınlaşması yayla kültürünü kısmen de olsa baltalamaktadır.Eskiden mısır tahılı ticari amaçtan çok gerekli olan ekmek ve yem ihtiyacı için ekilirdi.Şimdi ise çay toplama zamanındaki düzensizlik artık geçim için değil zevk için çıkılan yaylalara artık kitle olarak gidilmesini engelliyor.Ağustos sonlarında parçalı gidişler de olsa Amlakit Yaylası başta olmak üzere artık çok az yaylada geleneksel vartavor şenlikleri yapılmaktadır.
Süt’üteknede değil süt makinesinde kaymağından ayrıştırılan,ateşi ocaklıkta değil pilitada ve sobalarda yanan, yaylacısı ottan değil süngerden yapılan yataklarda yatan,öküz nerde kaldı inek sayısı yayladaki kişi sayısına eşdeğer olan,canlı ev sayısı her yıl ölen yaylacı kadın sayısına göre orantılı azalan yaylalardan başka,elektiriği,telefonu ve yolu olduğu için aşırı betonlaşmadan da nasibini alan yaylaları ile Çamlıhemşin bakalım ne kadar daha gündemde kalmayıbaşarabilecek.

www.turkutour.com/firtina_vadisi.asp

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: