Karaman

Mayıs 10, 2007

DEYİMLER : (Gerçek anlamında biraz ayrı anlam taşıyan anlatım, tabir)

  • (Sanki) Su basardan tarla bağışlamak: Yaptığı küçük bir iyiliği büyütenlere (sanki) karşılığını ödememişim yollu alaylı küçümseme
  • Abdesti bizimle alıp, namazı başkalarıyla gılıyorsun: Zahmeti biz çekiyoruz sefayı başkalarıyla sürüyorsun yollu sitem
  • Açlıktan sünmek: Aşırı acıkmak
  • Adam olmadığının var bir ilası: sebebi
  • Adışara (Akçaşehir Kasabası) gabala düğüne dutulmak: İki üç gün sürecek kasaba düğünü, iş, görev için götürü kiralanmak
  • Ağalık yapmak: Büyüklük yapma, ikram etme, bedelini karşılama
  • Ağız eğmek — eymek: İstemeye istemeye konuşma, rica etmek
  • Ağzı hayra açmak: İyi şeyler konuş anlamında uyarı
  • Altını çalılamak: Yemekten önce hafif atıştırma (Yeşildere yöresi)
  • Arnının şakından vurmak: Alnın ortasından vurmak
  • Bacağı gırık it gibi gezmek: Çok gezmek, gezmedik yer bırakmamak
  • Bak, beni kendine uydurma: Ben senin kadar kötü olmasını da bilirim.
  • Bangaya para yatırmak: Küçük çiş yapmak
  • Bangaya tüm para yatırmak: Büyük çiş yapmak
  • Barnağını batırmak: Faydalanmak, bir şeyden sebeplenme
  • Ben umarım acımdan, bacım ölür acından
  • Bıyık bükmek: Adam sende, boşver manasında önemsememek
  • Bitti kepek, getirsin köpek
  • Boğazımda bostan mı bitecek?: Yemesem de olur şeklinde avunma
  • Boya boyamak: Boya yapmak
  • Bulup buşurmak: İmkanları zorlayarak bulmak
  • Bulupta    bunsuramak:    Sahip    olunan    şeyin    değerini bilememek
  • Cevranlayıp gelmek — gitmek: Dolaşıp gelmek
  • Cırlavuk yavrusu gibi bağırmak: (Yiyecek bekleyen) Kuş yavrusu gibi bağırmak
  • Combalak gılmak: Sırtüstü takla atmak
  • Cork cork içmek: Bir şeyi içip yutarken ses çıkarmak
  • Çarkıdığı çıkmak: Yorulmak dermansız kalmak
  • Çay goymak — gatmak:  Bardağa  çay koymak — ikram etmek
  • Çocuğa görünmek: Çocuğa çıkışmak, kızmak
  • Dediği dedik, çaldığı dilli düdük
  • Deli gıza her gün bayram: Dertsiz, tasasız, gününü gün eden
  • Devramber çitlemek: Ayçekirdeği, çekirdek yemek
  • Dır dır vır vır ötmek: Durmadan konuşmak, konuşmayı uzatmak
  • Dirim dirim dırımlamak: Aşırı zorluk çekmek
  • Direzi çözmek: Defalarca gidip gelme, yineleme
  • Dişinin ganını (etini) somurmak (emmek): O kadar yoksul ve çaresiz ki
  • Doktora görünmek – çıkmak: Doktora muayene olmak, vizite
  • Dükkan — ev yarmak: Dükkan, ev soymak Düşe yazmak: Neredeyse düşmek Düşes olmak: Neredeyse düşmek
  • Ekmek istemez su istemez: Sahip olduğu şeyleri satıp savmak isteyenleri caydırmak için “Satma…” yollu uyarı
  • Et-biber büzdürmek: Eti biberi kömür ateşinde pişirme, ızgara
  • Ev galdırmak: Evde köklü temizlik yapmak
  • Evi üzerine yıkdırma: Evin tapu dairesinde alınıp satılması
  • Fırına (böreği, tepsiyi) atmak: Pişirmek için fırına koymak
  • Gabak dadı virme: Bıkkınlık verme
  • Gabala dutulmak: Bir işin tamamı için anlaşmak, götürü
  • Garaman’ın goyunu sonra çıkar oyunu
  • Gayıl olmak: Razı olma, rıza göstermek
  • Gayıt görmek: Erzak tedariki
  • Geçirmeye gitmek: Yolcu etmek
  • Gemini gevmek: (Atın demir ağızlığını çiğnemesi gibi) Yemeden içmeden kurukuru yutkunma
  • Gıfıltısı artmak: Hareketlilik, işin, telaşın çoğalması
  • Gılığına bakmaz Hacı Raşitlerin düğününe gider
  • Gıtır atmak: Yalan söylemek
  • Göndere (Karaman’a bağlı yeni adı Yazılı köyü) köpeği gibi ürümek
  • Gözü kipildemek: Gözkapağının seyrimesi
  • Gübür gübür gitmek: Hızlı hızlı pürtelâş gitmek
  • Güdük değirmen gibi üğütmek: Çok yiyip içmek, durmandan yemek
  • Hakkını avucuna virmek: Dersini vermek
  • Haline bakmaz Hasandağına oduna gider
  • Hazıra Hasandağı dayanmaz
  • Her şeye sünmek: Olur olmaz her şeyi isteyen
  • Hı-yo dimek: Sohbet, hasbihal
  • Hükümete gitmek: Adliyeye, Kaymakamlığa gitme
  • Inır yanır itmek: Söyleyecek söz bulamama, kem küm
  • Irımı (Urum) Gırım’ı (Kırım) gezmek: Gezip dolaşmadık yer bırakmamak
  • İçime damdı: İçime doğdu
  • Kör söylemek: Yanlış söylemek, inkar etmek
  • Kültürab olmak: Amaca ulaşmak için aşkla çalışma, ayak tozu gibi ezilmek
  • Külüfam olmak: Bir şeyin gerçekleşmesi için çırpınma, kül gibi ufalanmak       
  • Laf garıştırma: Konuyu saptırma çabası
  • Laf sokuşturma: Kinayeli konuşup laf çarpma
  • Lömbür lömbür yürümek: Bacakları açık uzun adımlarla yürümek
  • Mahana aramak: Bahane aramak
  • Malamat olmak: Rezil rüsva olmak, dile düşmek
  • Manken gibi giyinmek: Şık ve zarif giyinme
  • Maymun masgara olmak: Rezil rüsva olmak
  • Mırrığı eğilmek: Yüzünü asmak, canı sıkılmak
  • Mitili atmak: Yerleşip kalmak, yatağını yükünü sermek
  • Nefes tüketmek: Yol göstermek için nasihat, tenbih
  • Nüzül inmek: Felç inmek
  • Of dimem Allah dirim: Şikayet etmem Allah’a sığınırım.
  • Omuzundan nefes alıp vermek: Hasta ve sıkıntılı durum
  • Ortalığı galgadurum  etmek:  Eşyaları  dağıtma,  birbirine katma
  • Otobüs galdırmak: Topluca bir yere gitmek için otobüs kiralamak
  • Oturmaya gitmek: Ev gezmesine gitmek
  • Ödü sıdmak: Çok korkmak
  • Öle yazmak: Neredeyse ölmek
  • Öles olmak: Neredeyse ölmek
  • Pafını galdırmak: Halı, koltuk vb. tozu dumana katma
  • Para için gulak deldirmek: Parayı çok sevmek
  • Parayla — Paramızla rezil olmak: Bedeli ödendiği halde istenilenin gerçekleşmemesi
  • Polim yapmak: Rol yapmak, numara
  • Sıtkıyı sıyırmak: İlişkiyi kesmek
  • Soğuktan buymak: Çok üşümek, donmak
  • Soğuktan donmak dökülmek: Çok üşümekten elin ayağın tutmaması
  • Soğuktan kiytermek: Soğuktan tir tir titremek
  • Sokağa gitmek: Ev gezmesine gitmek, ziyaret
  • Su sulamak: Bağ, bahçe, tarla sulanması
  • Suya girmeden paçaları sıvama
  • Şalağına vurmak: Yarı enseli kulaklı tokat vurmak
  • Şirazeden çıkmak: Düzensizlik, başıbozukluk
  • Tek atlıya selam virmemek: Kalender ve kendi halinde olana yüz vermeme
  • Tencereye — düdüklüye eti vurmak: Tencereye eti koyup pişirme
  • Terbiyeden tezıkmek: Terbiyeden uzaklaşmak, terbiyesizlik
  • Tığteber çıkmak. Ortada öylece kalakalma
  • Tıllığı çıkmak: Eskime, tel tel dökülme
  • Tingeden düşmek: Birden ayılmak
  • Topu havaya dikmek: Öğrencinin sınıfta kalması, ikmale kalma
  • Topuğundan gavramak: İşe en baştan ve hemen başlamak
  • Töbe istifar itmek: İstifra etmek, kusmak
  • Ucundan gırpmak: Bir miktar kesinti yapmak
  • Uğunup galmak: Acının şiddetinden sesin kısılması
  • Üfüneti dağıtmak — defetmek: Sıkıntı savmak, esenlik
  • Ümüğünü çekmek: Boğazını sıkmak, koparmak
  • Ütü ütülemek: Ütü yapmak
  • Vıd vıdı yapma: Söylenip durma
  • Vura yazmak: Neredeyse vurmak
  • Yerinde  sağolmak:  Gelmeyene canın sağolsun  şeklinde kibarca sitem
  • Yerini gurulamak: Yerini hazırlamak, yerini yapmak Yırtılan Deli Bekir’in yakası: Sana göre ne var, zahmeti o çekiyor
  • Yoğurt çalmak: Sütü yoğurt için mayalamak
  • Yüklü olmak: Hamile kalmak, hamilelik
  • Yüreği dayfalmak: Kalbin daralması, sıkıntı
  • Yüzlü büyütmek: (Çocuğu) Şımarık yetiştirmek
  • Yüzü gaşşık gadar galmak: Zayıflıktan yüzün küçülmesi

ÖZDEYİŞLER (VECİZELER) : (Kısa ve özlü söz)

  • (Oyunda) Sayı — taş çalacağına Ali Ustanın Han’ından eşek çal
  • Acın yatıp gücün galkmak: Aç bilaç zorlu hayat mücadelesi
  • Açın azgını çıplağın gabadayısı
  • Ağa gapısı büyük olur, küçülmez
  • Ali Beke’nin tay gezdirdiği yerler: Uzaklık anlatır
  • Allah boy vermiş galdırıp goyuvirmiş
  • Allah seni dünya boş galmasın diye yaratmış
  • Başımıza icat çıkarma
  • Ben galeye daş çekildiğini bilirim: “Biz neler gördük yaşadık” yollu tanıklıklarını anlatmak için yaşlılarca söylenir
  • Benden uzak ol, dama direk ol
  • Bir avuç biberi var, her şeyden haberi var
  • Bu yaştan sonra at olup guyruk mu sallıyacam: Yaşımı yaşamışım
  • Buldun bi goyun yi doyun
  • Burada senin yatır kesen mi var: Ver ver, sanki hazırda paran vardı
  • Cingan (çingene) çalar kürd oynar
  • Çıkmaz kesemden, ölmem tasamdan
  • Dana bayram yaptı: Her türlü tatlı kaçamak
  • Dokuz ayın Çarşambasının bir araya gelmesi: İşlerin üsüste gelip karışması
  • Fakire hıyar vermişler, eğri diye almamış
  • Garanlık gecelerde ne aran Heccelerde (Karaman’ın bir mahallesi): Tekin olmayan yerlerde gezene “Ne işin var oralarda” şeklinde çıkışma
  • Gâvurun ekmeğini yiyen gılıcını sallar
  • Gelin gaynananın eğe kemiğinden yaradılmış: Gelinin (erkek çocuklar annesine benzeyen kadınlarla evlenirmiş) huylarının kayınvalidesine benzemesine inanıldığından böyle söylenir
  • Hamam kele yaradı
  • Herif evde yok keyfim beyde yok
  • İl ilin haksız beksiz çobanı: Başkalarının yaptığını, işini dedikodu amacıyla gözetleyen
  • İt sürü guruş gazan
  • İtin arka bacağı
  • İtin önde gideni
  • Köpekten tazıyı salamıyoruz: Ortalıkta o kadar kötülük var ki
  • Köyü razı olur, köpeği olmaz
  • Madüsünü (Maydanoz) guruttunuz bizi unuttunuz
  • Möhlüzden mal gaçırma: İflas eden (Müflis)in malının parasının alacaklıdan, icradan kurtarmak için saklama
  • Muhanet ev sahibi kiracısını ev sahibi yapar
  • O gadar parayı köpek mi işedi
  • Ol da eşek başı ol
  • Oldu olacak girildi nacak: Olan oldu, yapacak bir şey yok
  • On paralık nişadır her yerini yumuşatır
  • Sen hâla berber Abit’emi tıraş oluyorsun: Her şeyin gerisinde kalıyorsun
  • Sen yan yan da Şamkapı’nın sığırına yan: Acıyacaksan odanmaya aç gidip de aç dönen Şamkapı’nın (Karamanda bir mevki) ineğine acı
  • Siz beni gevreklerin keloğlan sandınız herhalde: Siz beni bir şeye benzetemediniz herhalde
  • Sonradan görme, gavurdan dönme
  • Sumaklı soğan yiyip akıllanma
  • Tazı bizim ama, çulu kimin?
  • Tencere tava, herkeste bir hava
  • Tok evin aç kedileri
  • Üç günlük seyisliği var, gırk yıllık at boku garıştırır

ATASÖZLERİ : (Uzun deneme ve gözlemlere dayanan öğüt, atalar sözü)

  • Abdalın garnı doyunca gözü yolda olur
  • Ağaca çıkan keçinin, dala çıkan oğlağı olur
  • Akıllı düşününceye kadar deli oğlunu gızını evlendirir
  • At yirine eşek bağlanmaz
  • Boşbağazı cehenneme atmışlar odun yaş demiş
  • Çayca gidip boyca gelme
  • Çok söyleme arsız edersin, çok kısma hırsız edersin
  • Çulu büyümez tazısı büyür
  • El atına binen tez iner
  • Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez
  • Hasta yatakta iyileşir
  • Hazıra Hasandağı dayanmaz
  • İsin yanında gezen is kokar, misin yanında gezen mis kokar
  • İt taggayı neylesin tingilderken düşürür
  • İyi daşı köşeye goyarlar
  • Kel baklanın kör alıcısı olur
  • Keloğlan ekin ekti, yimeden başa galktı
  • Kör gurdun gısmeti ayağına gelir
  • Oluk başında oynayan kendini çarkevinde bulur
  • Sana daş atana sen ekmek at
  • Üstü açık yatanın sırtına gar yağar
  • Üzüm alırsan Esebalı (bir üzüm cinsi) goca alırsan Gasabalı (Kasaba) (Kâzım Karabekir ilçesinin yeni adı)
  • Yaralı it yarasız durmaz

www.larende.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: