Çocukken Oynadıklarımız

Haziran 5, 2008

http://www.adilcevaz.net/kategori2goster.asp?id=304

Şongur, Topal Karga, Hokka, Yüzük, Davul Zurna, Bitlis Kozası, Boncuk, Binlik , Çömbelek, Güvercin Taklası, Koza Koza, Kuyruk Kapmaca, Kurt Baba, Kemik Kemik Don, Menekşe, Zehirli Kuyu, Toplu Ağaç gibi bir çok oyun Adilcevaz’ da sokaklarda çocukların zevkle oynadığı oyunlardı.

Adilcevaz’ da Çocukların Oynadığı Sokak Oyunları

 

Şongur, Topal Karga, Hokka, Yüzük, Davul Zurna, Bitlis Kozası, Boncuk, Binlik , Çömbelek, Güvercin Taklası, Koza Koza, Kuyruk Kapmaca, Kurt Baba, Kemik Kemik Don, Menekşe, Zehirli Kuyu, Toplu Ağaç gibi bir çok oyun  Adilcevaz’ da sokaklarda çocukların zevkle oynadığı oyunlardı. Yıllarca bu oyunlarla büyüdük. Fakat yeni nesil bu oyunları maalesef bilmiyor, oynamıyor. Biz gelecek  yıllarda bu oyunların hafızalarımızdan kaybolup gitme endişesiyle bu oyunları buraya taşıdık. Daha birçok oyunumuz mutlaka vardır bizim tespiti yapamadığımız. Sizlerden gelecek oyun bilgileriyle bu sayfamızı daha da  güçlendirmiş olacağız.

 

 

ŞONGUR: İki veya daha fazla oyuncuyla oynanır. Yere küçük delikler açılır ve bu deliklerin iki üç adım uzağına bir çizgi çizilir. Oyuncular bu çizgiden deliğe ceviz atarlar. En çok hangi oyuncunun cevizi deliğe girmişse, o kişi deliğin başına geçer. Diğer oyuncular, çift sayıda cevizi deliğe atarlar. Bu cevizlerden deliğe kaç tane girerse (çift sayıda olmalı) oyuncular deliğin başındaki oyuncudan o kadar ceviz alırlar. Şayet tek sayıda ceviz deliğe girerse, oyuncular deliğe giren tek sayıdaki ceviz sayısınca deliğin başındaki oyuncuya ceviz verirler. Çift atan oyuncu diğer oyunda deliğin başına geçer. Oyunda birde tekerleme söylenir; “Şongur şongur direş gel, oturmuşam kalkmanam, tek taşa kalmışım”

 

TOPAL KARGA: İki veya daha fazla oyuncuyla oynanır. Yere büyük bir daire çizilir. Oyunculardan birisi ebe seçildikten sonra, büyük çemberin içine büyük bir daire daha çizilir ve ebe tek ayağının üzerinde durarak bu çemberde bekler. Diğer oyuncular içinde, büyük çemberin içerisinde oyuncu sayısınca daireler çizilir. Oyuncular bu dairelerde yer değiştirirler. Bu esnada tek ayak üzerinde bekleyen ebe de onlara dairenin dışındayken dokunursa ebelikten kurtulup o dokunduğu oyuncuyla yer değiştirir ve dokunulan oyuncu ebe olur.

 

HOKKA: İki veya daha fazla oyuncuyla oynanır. Topla oynanan bir oyundur. Oyuncular arasından bir ebe seçilir ve seçilen bu ebe, topu sabit bir yere koyup belli bir süre sayar. Bu esnada diğer oyuncular saklanırlar. Ebe, sayma işlemi bitince diğer oyuncuları aramaya başlar. Eğer saklananlardan biri, ebeden daha önce gelip de topa vurursa yeniden saklanırlar. Ebe de onları aramaya devam eder. Ebe oyunculardan birini görürse, topun üzerine hokka diyerek basar. Yakalanan oyuncu ebe olur.

 

YÜZÜK: İki veya daha fazla oyuncu ile oynanır. Bir tepsinin üzerine dokuz tane fincan ters çevrilerek konulur. Bu kapalı fincanlardan birinin içerisine bir yüzük konulur. Oyuncular da bu saklanan yüzüğün hangi fincanın altında olduğunu bulmaya çalışırlar.

 

DAVUL ZURNA: İki ya da daha fazla oyuncuyla oynanır. Oyuncular arasından bir tane ebe seçilir. Ebe yüzünü duvara çevirir. Diğer oyuncular da oyunun başlangıcında çizilen bir çizginin gerisinde dururlar ve ebe “Davul zurna, önde durma, şöyle böyle alpaysa” diye tekerlemeyi söylediği sırada ebeye doğru ilerlerler. Ebe tekerlemeyi bitirip arkasını döndüğünde, oyunculardan kimi hareketli görürse o oyuncu oyundan çıkar ve ebe yine yüzünü duvara dönüp aynı tekerlemeyi söyler. Bu sırada arkadaki oyuncular, ebenin sırtına vurmayı başarabilirse oyun yine başlar ve aynı kişi yine ebe olur. Eğer ebenin sırtına kimse dokunamadan tüm oyuncular çıkarsa, ilk çıkan oyuncu yeni oyunda ebe olur.

 

BİTLİS KOZASI: İki oyuncuyla oynanır. Yere dört tane delik açılır. Bunlardan iki delik bir oyuncunun diğer iki delik diğer oyuncunundur. Her oyuncu on iki taş alır ve diğer oyuncunun deliğine taşları atar. Oyun sonunda (taşlar bittiğinde), hangi oyuncu rakibin deliğine daha fazla taş isabet ettirebildiyse oyunun galibi olmuştur.

 

BONCUK: İki veya daha fazla oyuncuyla oynanır. Yere bir başlangıç çizgisi çizilir. Bu başlangıç çizgisinin iki üç adım uzağına bir delik açılır. Oyuncular başlangıç çizgisinden, bu deliğe boncuk atarlar. Çukurun içine boncuğu atan; eğer kimse atamadıysa çukura en yakın boncuğu atan oyuna ilk olarak başlar. Oynayan oyuncu diğer oyuncu ya da oyuncuların boncuklarına en fazla üç defa vurarak deliğe sokmaya çalışır. Şayet üç defada başaramazsa sıra diğer oyunculara geçer.

 

BİNLİK: İki ya da daha fazla oyuncuyla oynanır. Yere bir başlangıç çizgisi çizilir ve bu başlangıç çizgisinden iki üç adım uzağa bir daire çizilir. Başlangıç çizgisine  geçen oyuncular, daireye taş atarlar. Kim daireye isabet ettirirse ya da en yakınına taşını atarsa oyuna önce başlar. Oyunda sıralama yapıldıktan sonra dairenin içine kibrit kutusunun ön ve arka kapakları konur. Oyuncular dairenin içindeki bu kibrit kutusu kapaklarını, attıkları taşlarla dairenin dışına çıkarmaya çalışırlar. Kağıtları daireden çıkaran oyuncu oyunu kazanır.

 

ÇÖMBELEK: En az dört oyuncuyla oynanan ve kızların oynadıkları bir oyundur. Oyuncular arasında atışma yapılır. Bu atışmada “Çöm çöm çömbelek” denerek oyuncular ellerinin içi veya dışlarının aynı gelmesine göre ebeyi seçerler. Sona kalan iki oyuncu yere çömelerek el ele tutuşurlar. Diğer oyuncular da yerde çömelmiş şekilde duran oyuncuların ellerinin üzerinden atlarlar. Bu atlama on bir safhadır.

1’de, “yıldırım bir”

2’de, “iki dilim ekmek”

3’de, “ceviz kırmaca”

4’de, “Çift makas”

5’te, “Beş karış”

6’da, “Altıda fes, kurban kes”

7’de, “Yedi cüceler”

8’de, “Sekizim sek sek, bir şeyler bulup gelsek”

9’da, “Dokuzum, dur al”

10’da, “Onum, oturak”

11’de, “On birim, uzun minare boyu” denerek, çömelen oyuncuların ellerinin üzerinden atlanır. Bu esnada çömelen oyuncular, her safhada ellerini yerden biraz daha yükseltirler. Atlayan oyuncuların kıyafetleri ya da vücutlarının, çömelen oyunculara ya da onların ellerine değmemeleri gerekir.

 

JANDARMA: En az dört oyuncuyla oynanır. Kibrit kutusuyla oynanır. Kibrit kutusunun her yanı ayrı bir anlam taşır. Bunlar: Hırsız, jandarma, barut ve hakemdir. Eğer kibrit kutusu yere atıldığında hırsız kısmı üstte kalırsa jandarma çıkan oyuncu ona vurur. Kaç tane vuracağına hakem karar verir. Barutun hiçbir etkisi yoktur.

 

GÜVERCİN TAKLASI: Sekiz kişiyle iki grup halinde oynanır. Oyuncular, dörderli gruplar halinde ikiye ayrılırlar. Gruplardan birisinin üyeleri alta geçer. Bunlar, sırt sırta vererek eğilirler. Yerdeki bu oyuncular “+” şeklini alırlar diğer grubun oyuncuları eğilmiş şekilde duran oyuncuların üzerinden takla açarak atlarlar. Grubun her üyesi başarı ile atlayamazsa o grup alta geçer ve diğer grup oyuncuları atlamaya başlar.

 

KOZA KOZA: İki oyuncu ile oynanır. Oyuncunun biri diğer oyuncunun taşını vurmaya çalışır. Şayet üç defa ardı ardına diğer oyuncunun taşına vurup uzaklaştırırsa, “Bilmece mi, Adım mı?” diye sorar. Eğer diğer oyuncu bilmece der ve kendisine sorulan bilmeceyi doğru cevaplandıramazsa diğer oyuncunun vurarak uzaklaştırdığı taşın gittiği yere kadar bilmeceyi soran oyuncuyu sırtında taşır. Şayet adım derse taşın gittiği yere kadar olan mesafeyi adımlar ve oyunun en başında belirlenen sayıya ilk ulaşan oyuncu oyunu kazanır.

 

KUYRUK KAPMACA: İki oyuncu ile oynanır. Oyuncular bellerine bez sokarlar. Hangi oyuncu diğer oyuncunun belindeki kuyruğu (bezi) yakalayıp alırsa oyunu kazanmış olur.

 

KURT BABA: En az dört oyuncu ile oynanır. Yere çiçeğe benzer bir şekil çizilir. Oyuncular arasından bir ana, kurt ve çocuklar seçilir. Anne ortadaki çembere, çocuklar dışarıdaki çemberlerin içine girerler. Anne tüm çocuklarına bir renk verir. Renk seçme işlemi bittikten sonra dışarıda bekleyen kurt gelir ve evin kapısını çalar gibi yapıp “yumurtanız var mı?” diye sorar. Anne “ne renk?” der. Eğer kurdun söylediği renkte bir yavru varsa o oyuncu kaçar kurtta kovalar. Oyuncu kurda yakalanmadan tekrar yuvaya dönebilirse başka bir renk tutarak oyuna devam eder. Ama kurda yakalanırsa kurdun yerine o geçer. Kurt rolündeki oyuncuda yavru olarak yuvaya girip kendine bir renk seçer. Oyun böyle devam eder.

 

KEMİK KEMİK DON: Üç ya da dört oyuncu tarafından oynanır. Oyuncular bir halka oluştururlar ve bu esnada “Kemik Kemik Don” denir. En son donan (hareketsiz kalan) oyuncu ebe olur. Diğer oyuncular don’u bozup hareket ettiklerinde ebe onları kovalar. Bu arada kaçan oyuncu diğer donan oyunculara “Ateş” diyerek dokunursa onlarında donu bozulur. Ebe kime dokunur ya da yakalarsa o kişi yeni oyunda ebe olur.

 

MENEKŞE: Çok sayıda oyuncu ile oynanır. İki grup seçilir ve bu gruplar kendi oyuncularından birini başkan olarak seçerler. Oyuna ilk olarak başlayacak olan grubun elemanları el ele tutuşurlar ve diğer grubun elemanları “Menekşe mendilin düşe, bizden size kim düşe” diye sorarlar. El ele tutuşan grubun başkanı genellikle o gruptan zayıf bir oyuncunun bir ismini söyler. Seçilen bu oyuncu koşarak gelir ve el ele tutuşan oyunculara çarpar. Bu çarpma sırasında el ele tutuşan oyuncuların elleri açılırsa, bu oyuncular karşı tarafa geçer. Elleri açılmazsa diğer gruptan çarpmaya gelen oyuncuda bu tarafa geçer. Oyun gruplardan birinde hiç oyuncu kalmayana kadar devam eder.

 

ZEHİRLİ KUYU: İki veya daha fazla oyuncu ile oynanır. Bir başlangıç çizgisi çizilir. Oyun alanına kare şeklini oluşturacak şekilde dört tane çukur kazılır ve bu çukura her oyuncu bir bilye bırakır. Oyuncular, başlangıç çizgisinden sırası ile kuyulara bilye atmaya başlarlar. Şayet oyuncu hiçbir deliğe bilye isabet ettiremezse zehirlenmiş olur ve oyundan çıkar. Diğer oyuncular ise sırası ile tüm deliklere bilyelerini attıktan sonra ortadaki kuyuya sıra gelir. Eğer bu kuyuya da bilyelerini atabilirlerse, buraya oyunun başlangıcında konmuş olan tüm bilyeleri alır ve oyun böyle devam eder.

 

TOPLU AĞAÇ: Çok sayıda oyuncu ile oynanır. Başlangıçta iki grup oluşturulur. Önceden belirlenmiş yerlerde duran oyunculardan biri topa ağaçla vurur. Diğer grubun elemanı ise topu tutmaya çalışır. Eğer topu tutamazsa oyuna yine aynı grup devam eder. Şayet topu tutarsa sıra kendi grubuna geçer.

 

* Yasin İPEK’in “Tarihle Doğanın Buluştuğu Yer Adilcevaz” isimli kitabı alınmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: