Çocukluğumuzun Oyunları

Haziran 5, 2008

Beykoz’un İçi Kokuyor!

Emir Akın, 3 Eylül 2007

Dün kuzenimin 7 yaşındaki oğluyla bilgisayarda oyun oynama üzerine birazcık atıştık. “Oğlum git arkadaşlarınla misket filan oynasana” diyorum, O ise “Hem misketim yok hem de misketle ne oynayabilirsin?” diyor. “O zaman saklambaç, uzun eşek, yerden yüksek veya çelik çomak ne bileyim oğlum çık dışarı da oynayacak bişey bulursunuz” dediğimde ise “Saklambaç çok sıkıcı öbürlerini ise bilmiyorum ki” diyor.

Bir süre eskiden oynadığımız oyunlardan bahsettikten ve keratanın canını bayağı bir sıktıktan sonra mecburen laptopu ufaklığın ellerine bıraktım. Kendimi yaşlanmış hissettim, hani “Tey tey bizim gençliğimizde biz böyle yapardık” diye konuşup duran ve zamanın geçtiğini, devrin değiştiğini kabul etmeyen aksi inatçı yaşlı adamlar gibi… Evet bizim çocuklumuzda bilgisayar yoktu. Hatta tv bile tek kanaldı. Bu yüzden olsa gerek bin türlü oyunumuz vardı…

Misket (Çer çöp her şey!)
İşte en sevdiğim oyun buydu. Neden mi? Misketle belki de 100 çeşit oyun oynayabilirsiniz. Patlıcan misali yemeği de yapılır tatlısı da… Klasik miskette tüm oyuncular belirlenen misketleri yanyana dizer. Sağ veya sol taraf baş sayılır. Başı vuran tüm misketleri alır. Ortadan vuran ise baş kısmına göre ters taraftan kalanları alır. İlk atışlardan sonra yerde misket kalırsa, misket sırasının arkasından 2. atışlar yapılır. Bunun sırası ise ilk atışlarda en uzağa giden 1. sonraki 2. sonraki 3. şeklindedir. Eğer yerde yine misket kalırsa son kalan tümünü alır.

Misketin çeşitli türevlerinden en eğlencelileri kuyu ve çakmaca?dır. Kuyuda bir parmak derinliğinde açılan kuyunun etrafına dizilen misketler kuyuya düşürülmeye çalışılır. Atış misketini kuyuya düşüren ceza alır. Çakmaca da ise iki oyuncu birbirlerinin misketini vurmaya çalışır. İlk oyuncu misketi ileri atarak oyuna başlar. İkici oyuncu diğer misketi vurmaya çalışır. Vuramazsa 1. oyuncu misketinin olduğu yerden diğer misketi düştüğü yere atış yapar. Her vuran önceden belirlenen miktarı diğerinden alır.

Aslında misket üzerine küçük bir kitap bile yazılabilir. Atış stilleri ve taktiklere girersek büyük bir kitap bile olabilir. Bu yüzden kısa kesip diğer oyunlara bakalım.

Çelik Çomak
Süper eğlenceli muhteşem bir oyun! Uzun bir sopa (ki bu çelik oluyor ve her oyuncu da bulunur) ve kısa bir sopa (çomak) ile oynanır. Oyuncuların her biri kendine bir daire çizer ve içinde durur. Ortaya bir daire daha çizilir. Ebe olan oyuncu ortaya geçer ve çomağı ebelikten kurtulan diğer oyuncuya atar. Vurucu çomağı mümkün olduğu kadar uzağa atar. Ebe kendi sopasıyla 3 seferde çomağı ortadaki daireye getirmeye çalışır. 3. denemede çomak ortadaki daireye girmediyse diğer oyuncular ebenin dairesini kazmaya başlarlar. Bu esnada ebe çomağı dairesinin dışında olan bir oyuncunun dairesine atarsa o ebe olur. Farklı versiyonları olmasına rağmen biz bu şekilde oynardık.

Saklambaç
Bu oyunu bilmeyen olamaz sanırım. Onun için klasik oyunu es geçerek ?gece saklambacı?na değinelim. Evet işte en sevdiğim oyunlardan biri daha. Bu oyun akşam ezanı okunduğu halde eve gitmemeyi becerebilmiş arkadaşlar arasında oynanır. Sobeleme gibi bir kural yoktur. Ebe sizi gördüğü anda yanmış sayılırsınız. Eğer ebe görmeden ebenin yumduğu yere ulaşabilirseniz kazanmış sayılırsınız.

Yerden Yüksek
Oyunun kuralı çok basittir. Mahalle sokağı yer sayılır ve yol üzerinde ebe tarafından ebelenmemeye çalışırsınız.

Kayış (Şaplak)
Süper zevkli bir oyun olmasına rağmen birazcık tehlikelidir. Kızlarla oynanmaması tavsiye edilir. Bu oyun için sokağın köşe yaptığı bir alan gereklidir. Köşenin bir tarafına bir dokunulmazlık dairesi çizilir. Ebe dışındaki oyuncular bu dairede beklerken ebe kayışı sokağın diğer tarafına saklar. Sonra diğer oyuncuları çağırır. Oyuncular kayışı ararken biri kayışa yaklaştığında ebe sıcak soğuk diyerek oyuncuların kayışı bulmasına yardım eder. Kayış bulunduğu anda bulan kişi diğerlerine şaplakları indirmeye başlar. Vuruş serbesttir. Dokunulmazlık alanına ulaşan kurtulur. Bu oyun her oynandığında birileri ağlardı gerçi ama serde erkeklik var yine de oynamaktan vazgeçmezdik.

Uzun Eşek
Sanırım bu oyunu da bilmeyen yoktur. Minimum 4 oyuncu 1 yastık olmak üzere 5 kişi arasında oynanır. Oyuncular 2 gruba ayrılır, birinci grup yatar, ikinci grup üstlerine atlar. Atlayan grup bir sayı tutup tek mi çift mi diye sorar. Yatan grup bilirse kazanır bilemezse atlayanlar kazanır. Kaybeden yatar. Beli kuvvetli olan oyuncular gözde oyunculardır.

Bu oyunda en önemli karakter yastıktır. Yastık dayanıklı olmalıdır çünkü her zaman uçan oyuncularla kafa kafaya gelme ve bacak arasında fazla basınçtan bayılma riski vardır. Yastık tarafsız olmalıdır yoksa 20 defa yatan taraf olabilirsiniz. Ve yastık oyunun pasif elemanı olduğundan kimse yastık olmak istemez. Genelde oyuncular tarafından gaza getirilir ya da çikolata, gofret vs. alınarak razı edilir.

Sek Sek
Bu oyunda amaç yere çizilen bir şemada kurallara göre sekerek bir taşı son kareye götürüp geri getirmektir. Genelde kız oyunu olarak küçük görür oynamazdık. Ama arada bir kız kardeşlerimize katıldığımız da olurdu.

Yakan Top (Yakar Top)
İki grup arasında oynanır. Birinci grup ikiye ayrılır ve karşılıklı dizilir. İkinci grup ortada olur. İlk grup birincileri vurmaya çalışırken aynı zamanda topu karşı taraftaki arkadaşlarına ulaştırmaya çalışır. Eğer ortada olan gruptan biri topu havada yakalarsa can alır ve daha önce vurulan arkadaşlarından birini oyunu dahil edebilir. Oyun ortada oyuncu kalmayana kadar devam eder.

İstop
Çok zevkli oyunlardan biri daha. Şahsen bugün olsa yine oynarım. Ebe gruptakilerden birinin adını söyleyerek topu havaya atar ve oyunu başlatır. Adı söylenen oyuncu topu yere düşmeden tutarsa tekrar isim söyleyerek havaya atar. İsmi söylenen oyuncu topu tutamazsa ebe olur. Ebelikten kurtulmak için bir renk seçer bunu bağırır. Ebenin seçtiği rengi tutan kişi dokunulmaz olur. Rengi tutamadan topla vurulan kişi yeni ebe olur.

Kör Ebe
Sokaktan ziyade oda yada benzeri kapalı küçük bir alanda oynanması evladır. Ebenin gözü bağlanır ve diğer oyuncuları yakalamaya çalışır. Ebenin hile yapabilmesi ihtimaline karşı kalın ve geniş bir bez kullanılması tavsiye edilir.

Çivi
Uzunca bir çivi ile hafif nemli toprakta oynanır. Bir başlangıç noktası seçilir. İlk oyuncu çivisini yukarıdan yaptığı bir atışla toprağa saplar ve başlangıç noktasında o kısma bir çizgi çeker. Çivisini saplayabildiği sürece buna devam eder. Sıra ikinci oyuncuya geçtiğinde o da başlangıç noktasından çiviyi sapladığı kısma bir çizgi çekerek oyuna devam eder. Oyunun amacı diğer oyuncunun çizgisini çıkmaza sokmaktır.

Şimdilik yazabildiklerim bunlar. Ama bitti mi? Elbette hayır. Devam edeceğiz.

Çocukluğumuzun Oyunları hakkinda 3 yorum :

tolga demis ki:
10 Eylül 2007 saat 16:06

  1. çakmaca oyununda uzaktan vurmak topu 90′a takmak gibi bir haz verirdi bizim çocukluğumuzda. onun dışında bir üçgen çizilip misketlerin dışarı çıkarılmasıyla kazanılan bir oyun daha vardı hatırladığım kadarıyla mantığı “kuyu” ile aynıydı.
  2. Onur demis ki:
    6 Kasım 2007 saat 17:44 Gazoz kapağı, köye gittiğimde yanımda getirdiğim “şifa gazozu”nun beyaz ve turuncu örnekleri aklıma geldi :)kibrit kutusu,sokak sokak gezerek yerde kibrit arayan, bulduğunda ben gördüm ben gördüm diyerek sevinen çocuklar :)Köye gittiğimde oynadığım düğme! 🙂
    Sakız alcak parası ya da kibrit kullanan binlerce insan olmadığından, olsa da köy bakkalında satılan tek çeşit gazoz ile oyun türemeyeceğinden sanki..

    sakızlardan çıkan envai çeşit resimleri de eklemek istedim 🙂

    Yazı için teşekkürler…

www.delininkuyusu.com/%3Fp%3D72+Kuyu+oyunu&hl=tr&ct=clnk&cd=76&gl=tr

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: