Ev oyunları

Haziran 10, 2008
 
 
Evde oynanabilecek, ileride öğrenciler için kullanabileceğimiz güzel oyunlar.
 

Adam asmaca

Adam asmaca kâğıt-kalemle oynanan en popüler oyunlardan biridir. Çocukların sınıflarda en çok tercih ettiği oyunlardan biridir. Aynı adla pek çok ülkede oynanan oyun iki kişiliktir. Oyuna başlayan oyuncu kendi içinde bir sözcük düşünür; oyuna başlamadan ne cins sözcüklerin tutulabileceğine, özel isimlerin kullanılıp kullanılamayacağına karar vermelisiniz. Daha sonra bu oyuncu kâğıda, tuttuğu sözcüğün her harfi için bir çizgi çizer. Diğer oyuncunun amacı bu sözcüğü bulmaktır. Tahminde bulunan oyuncu sözcükte olduğunu düşündüğü bir harfi söyler. Bu harf sözcükte varsa, diğer oyuncu harfi sözcük içindeki yerine göre çizgilerden birinin üzerine yazar. Bulunduğu her yanlış tahminde ise bir çizgi ekleyerek (ilk çizgi darağacının en altındaki yatay çizgidir), yavaş yavaş darağacı şeklini tamamlar. Sözcüğü tahmin edemeden “asılan” oyuncu oyunu kaybeder. Bu oyunda başarılı olmak için izlenecek taktiklerden biri, tahminlerde Türkçede sık kullanılan harflere başvurmaktır. Bunlar a, e, i, k, m, l, t ve r harfleridir. Bu oyun çocukların kelime bilgisini geliştirir.

 Sıcak Soğuk

 Çocuklar, evde oynayabileceğiniz oyunlardan biri de Sıcak-Soğuk oyunudur. Sıcak-Soğuk oyununda amaç ev içinde gizlenen birşeyi bulmaktır. Gizlenecek şey bir örtü, ufak bir alet ya da herhangi bir şey olabilir. Önce bir ebe seçilir. Ebe seçerken tekerlemelerden yararlanabilirsiniz. Ebe odanın dışına çıkar. Kalan oyuncular eşyayı, odanın beraberce kararlaştırdıkları bir köşesine saklarlar. Bu iş bittikten sonra, odaya çağırılan ebe gizlenen eşyayı aramaya başlar. Ebe odanın içinde dolaştıkça, diğer oyuncular da ebeye, eğer yanlış yöndeyse “Soğuk!”, doğru yöndeyse “Sıcak!” diyerek yol gösterirler. Ebenin hareketlerine göre, “Ilık!”, “Dondu!” ya da “Yanıyor!” gibi farklı sözcükler de kullanabilirler. Ebe söylenenleri dinleyerek saklanan eşyayı bulduğunda, oyun yeni bir ebe seçilerek sürdürülür. Eğer oyunu daha heyecanlı hale getirmek istiyorsanız, ebenin gözlerini bağlayabilirsiniz. Ama sakladığınız eşyanın ulaşılamayacak ya da tehlike oluşturacak yerlere saklamamaya özen gösterin. Ayrıca ebenin gözlerini bağlayacaksanız ebenin çarpabileceği, tehlike oluşturabilecek eşyaları ortadan kaldırmanız gerekir.

Üç taş oyunu

Üç taş en basit oyunlardan biridir. Şekli yere ya da kâğıda çizebilirsiniz. Oyun 2 kişiyle oynanır ve her oyuncunun 3’er taşı vardır. Oyuncuların amacı, kesişme noktalarına yerleştirilen taşlarla yatay, dikey ya da çapraz yönde bir sıra oluşturmaktır. Oyuncular taşlarını sırayla ve teker teker boş kesişme noktalarına yerleştirerek oyunun başlangıç konumunu oluştururlar. Sonra her oyuncu sırayla bir taşını komşu bir boş noktaya geçirir ve üçlü bir sıra oluşturmaya çalışır. Taşlarıyla ilk sırayı oluşturan oyuncu kazanır.

Üçtaş hızlı oynanması gereken bir oyundur. Taraflardan birinin kazanabilmesi ancak rakip oyuncunun taktik hatası yapmasıyla mümkündür. Bu yüzden fazla düşünülerek oynandığında genellikle kazanan olmaz. Oyuncu kendi taşlarıyla bir sıra oluşturmaya çalışırken rakip oyuncunun sıra oluşturmasını da engellemelidir.

Ülkemizde bazı yörelerde Cüz, Dam, Üçleme gibi adlar altında oynanır.

Kulaktan kulağa

 Telsiz telefon olarak da bilinen bu oyunun en zevkli kısmı sonudur. Bir sözcüğün son oyuncuya gelene dek nasıl değişikliğe uğradığına siz de şaşırıp kalırsınız. Bugün bazı tv kanallarında yarışma programlarında oynanan oyun çocuklar için neşe kaynağıdır.

Kulaktan Kulağa oyunu, bir grup oyunudur; ne kadar kalabalık olursanız oyun o kadar eğlenceli olur. Oyuncular bir sıra halinde dizildikten (yan yana oturduktan) sonra sıranın başındaki oyuncu bir sözcüğü, diğer oyuncuların duyamayacağı şekilde, ikinci oyuncunun kulağına fısıldar. Sıradaki oyuncu da duyduğunu bir sonraki oyuncunun kulağına fısıldar ve oyun bu şekilde son oyuncuya kadar devam eder. Son oyuncu duyduğu sözcüğü yüksek sesle söyler. Sözcük yolda değişmediyse oyuna yeniden başlanır. Ama sözcüğün son oyuncuya kadar değişmeden gelmesi pek mümkün olmaz. Genellikle, “Sağır duymaz uydurur” atasözündeki gibi, sözcük son oyuncuya kadar değişmiş olur. İlk oyuncu ile son oyuncunun sözcüğü farklıysa, hangi oyuncunun yanlış duyduğu ya da ilettiği bulunur ve oyuncu ceza olarak sıranın sonuna geçer.

 İskemle oyunu

 Özellikle kışın evlerde oynanan iskemle oyunu hız ve dikkat gerektirir. İsminden de anlayabileceğiniz gibi, oyunun malzemesi iskemlelerdir. İskemlelerin sayısı oyuncu sayısından bir eksik olmalıdır.

Önce bir ebe seçilir. Oyuncular iskemleleri iki sıra halinde ve sırt sırta gelecek şekilde dizerler; böylece hepsinin oturak bölümü dışa bakar. Ebe dışındaki oyuncular iskemlelerin çevresinde bir daire oluştururlar. Ebenin “Marş!” komutuyla birlikte hepsi iskemlelerin çevresinde saat yönünde dönmeye başlarlar. Ebe beklenmedik bir anda “Dur!” der ve bu komutla birlikte her oyuncu en yakındaki boş bir iskemleye oturmaya çalışır. Ayakta kalan yanar ve bir eşyasını bırakarak oyundan çıkar. Çıkarken iskemlelerden birini de beraberinde oyun dışına çıkartır. Oyun geriye tek bir oyuncu kalana dek sürer. Sona kalan oyunu kazanır. Daha sonra oyunun ceza kısmı başlar; oyuncular bıraktıkları eşyaları geri almak için önce kendilerine verilen cezayı yerine getirmelidir. Son oyuncu ve ebe teker teker bırakılan eşyaların sahiplerini sorar, her birine verilecek cezayı beraberce kararlaştırırlar.

 Padişah-Vezir

 Genellikle 5-6 kişilik gruplar halinde oynanan Padişah-Vezir oyununda bir kibrit kutusu ve bir mendil kullanılır. Oyuncular bir daire oluşturacak şekilde yere otururlar ve sırayla kibrit kutusunu yere atarlar. Atışın belirli bir tekniği vardır: Oyuncu kibrit kutusunu sağ elinin baş, işaret ve orta parmağı arasına alarak çevirerek yere atar. Kibrit kutusunun küçük iki yüzeyi “padişah”, uzun ince iki yüzü “vezir”dir. Geniş iki yüz ise boştur.

Kibrit kutusunu küçük iki yüzeyden birinin üzerinde duracak şekilde atan ilk oyuncu padişah olur. Kibrit kutusunu ince uzun yüzeylerden birinin üzerinde duracak şekilde atan ilk oyuncu ise vezir olur. Gruptaki diğer oyuncular sırayla kibrit kutusunu atmaya devam ederler. Sıradaki oyuncu kibrit kutusunu geniş yüzeylerden birinin üzerinde duracak şekilde, yani boş atarsa cezalandırılır. Oyuncunun eline ucu düğümlenmiş bir mendille vurulur. Oyuncuyu vezir cezalandırır, ama nasıl cezalandırılacağına padişah karar verir. Oyuncu elini açtıktan sonra padişah vezire “bir yağlı, iki yağsız” ya da “iki yağlı, iki yağsız” şeklinde emirler verir. “Yağlı” vezirin hızlı, “yağsız” ise vezirin yavaş vurması gerektiğini anlatır.

 Çöp çekmece

 Adını Japonca “imparator” anlamına gelen “mikado” sözcüğünden alan oyun birçok ülkede hem çocuklar, hem de yetişkinler tarafından çok sevilir. Kuralları son derece basit bu beceri oyunu en az 2 kişiyle ve 41 ince çubuk kullanarak oynanır. Bu oyun için özel üretilmiş çubuklar yerine kibrit çöpleri ya da kürdanlar da işinizi görür.

Oyuna başlamadan önce oyunculardan biri çubukları bir eliyle demet halinde dik tutar ve yere ya da masanın üzerine bırakır. Oyuncular çubukları tek tek toplamaya çalışırlar. Diğer çubukları kıpırdatmadan bir çubuk alan oyuncu bir kez daha oynama hakkı kazanır. Almaya çalıştığı çubuğu ya da diğerlerini kıpırdatan oyuncu çubuk toplayamaz ve sıra bir sonraki oyuncuya geçer. Oyunun ana kuralı, seçilen çubuktan başka herhangi bir çubuğu oynatmamaktır. Bu sırada oyuncular arasında çıkan “Kıpırdadı – kıpırdamadı” tartışmaları oyunun eğlencesidir. Özgün mikado oyununda mikado çubuk başka bir çubuğu kaldırırken kullanılabilir. Bütün çubuklar toplandıktan sonra en fazla puan alan oyuncu oyunu kazanır. 

Taş-Kâğıt-Makas

 Taş-Kâğıt-Makas iki kişiyle oynanır. Oyuncular aynı anda taş, kâğıt ya da makas işareti yaparlar ve üstün olan işareti gösteren oyuncu kazanır. Başlamadan önce oyuncular karşı karşıya geçerler ve işaretlerini yapmadan önce bir ağızdan “bir-iki-üç” şeklinde sayarken bir ellerini yumruk yaparak üç kez sallarlar. “Üç” der demez işaretlerini yaparlar.

Oyuncu “kâğıt” işareti yapacaksa elini açıp öne doğru uzatır; “taş” işareti için yumruğunu, “makas” işareti için ise yalnızca işaret ve orta parmağını açarak uzatır. Oyuncular işaretlerini aynı anda yapmalıdır. Biri taş, diğeri makas işareti yaparsa taş yapan oyuncu kazanır, çünkü taş makası kırar. Biri kâğıt, diğeri makas işareti yapar­sa makas kazanır, çünkü makas kâğıdı keser. Biri kâğıt, diğeri taş işareti yaparsa kâğıt gösteren oyuncu kazanır, çünkü kâğıt taşı sarar. Her iki oyuncu da aynı işareti yaparsa oyun tekrarlanır.

Bazı oyunlara “kuyu” işareti de dahil edilir. Oyuncu “kuyu” işaretini göstermek için başparmağı ile işaret parmağını birleştirerek parmaklarıyla bir halka yapar. Taş ve makas kuyuya düştükleri için kuyuya karşı kaybederler. Kâğıt ise kuyudaki suyu emdiği için, kuyudan üstündür.

http://ottoman2007.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000000840275 

Reklamlar

Bir Yanıt to “Ev oyunları”

  1. tugce Says:

    yanı ne dıyimm güzel oyunlar bence ama daha çok yazılmasını isterdim oyunların….ama napalım neyse tesekkurler yınede…
    bu arada ben tuğçe…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: