DERSİM’DE ÇOCUK OYUNLARI

Haziran 13, 2008

Her yörenin sayisiz oyunlari vardir. Benim yasadigim yörede asagidaki oyunlari oynardim/oynardik.
Varvare, Simsime, Koçmek, Hero Borbor, Serte, Gigo, Koreke, Karnakuçike, Mese, Kemereke, Alti Kare, Çelik çubuk, Kör ebe, Bak postaci geliyor, Dame, Ip atlama, Bilye, Gigo, Kintolike, Cancolike v.b sayisiz oyunlarmiz vardi.
VARVARE: Özellikle dügünlerde oynuyorlardi. Kadinlar ve kizlar oynamazdi. Bu oyunu erkekler oynardi. Bes kisiden fazla pespese dizilirlerdi. Ne kadar fazla kisi olursa o kadar oyunun zefki artardi. Herkesin elinde siriklar vardi. En önde duran oyunun aktörüydü. Elinde uzunca sirik vardi. Saga ve sola dogru sopayi sallardi. Bazen kafasini üstünden geriye dogru uzatirdi. Kime denk gelirse. Eger elindeki sopa ile kendini korumazsan sakatlanma ihtimali çoktu.
SIMSIME: Varvare gibi zefkli bir oyundu. Yine dügünlerde oynuyorlardi. Kadin, kiz, erkekler yuvarlak daire çizerlerdi. Biri ortada yerini alirdi. Kollarini sallardi. Oyun halinde ayaginin birini indirir, ötekini kaldirirdi. Dönmeye baslardi. Çemberde duran biri, oyuna müdahale ederdi. Onu çemberin disina itekler, kendisi onun yerine geçerdi. Bir baskasi ona, oyun devam ederdi.
KOÇMEK (Topaç oyunu) Çocuklarin oyunuydu. Her çocugun elinde topaç vardi. Kisin buzlu yerlerde oynarlardi. Bir elinde topaç, diger elinde bir-birbuçuk metre uzunlugunda ip bulunurdu. Ipi topaç’a sararlardi. Var gücü ile yerde dönen topaç’a vurmaya çalisiyorlardi. Marifet yerde dönen topaçi kirmakti/vurmakti.
HERO BORBOR: (Uzun Esek) Gençlerin oyunuydu. Biri sirtini duvara veya agaca dayardi. Üç, bes, alti kisi egilirdi. Öndekinin kafasi, sirtini duvara dayiyan kisinin baçaklari arasina gömülüydü. Marifet, arkada atliyan kisi en öndekinin sirtina binmekti. Veya üç siçrayista en öndekinin sirtina binmesi. Herkesin sirtinda bir kisi bindimi, sirtini duvara dayiyan kisi saymaya baslardi. Sayi bitmeden egilenler, dayanmayip çökerlerse oyun bozulurdu. Onun yerine bir baskasi geçerdi.
SERTE: (Çaput oyunu) Kisin, aile fertleri arasi veya baskasi ile oynanan oyundur. Sicak sobanin etrafinda veya ocak ta yanan atesin önünde aile fertleri otururlardi. Çaput ve çoraplari önüne dizerlerdi. Oyunun basini çeken kisinin avucunda bir küçük cisim sakliydi. O cismi her kesin gözleri önünde saklamaya çalisir. Saklayinca, tahmin veya bilerek ‘‘bu çorabin altindadir’’derdi. Bos çikarsa oyuna devam ederlerdi. Dolu çikarsa bas rölü, cismi bulan kisi alirdi. Oyun devam ederdi.
GIGO: Iki daha fazla kisiler ile oynanilir. Dokuz sal/tas üst üste konulurdu. Bir digerinin elinde çaput ve keçe’den yapilmis top ile nisan alinarak uzaktan üst üste konulan sallara hedef alinirdi. Top hedefine ulasir sallar yikilirsa, sallari bakliyen kisi topu yakalar rakibine vurmaya çalisirdi. Top kisiye degerse o yanardi. Öteki arkadaslari ile yer degisirlerdi.
KARNAQUÇIKE: Mese agacinda yapilirdi. Agaç üç-dört metre uzunlugundaydi. Kabugu soyduktan sonra güneste kuruturlardi. Tam ortada yumurta büyüklügünde bir yuva yaparlardi. Bir metre yüksekliginde ucu sivri agaç kazik yere çakiyorlardi. Yumurta büyüklügündeki yuva, ucu sivri kaziga oturtulurdu. Agacin iki yanina birer kisi otururdu. Birinin ayaklari yere degerken, öteki yükselirdi. Daire seklini çizerek döner dururlardi.
MESE: (Ari oyunu) Üç kisi yan yana duruyordu. Ortada duran kisi elleri ile sagdan ve soldan gelen samarlara karsi kendisini korumaya çalisirdi. Yandakiler sol eli ile sol burun deligini parmagi ile kapatirlardi. Sag eli ile de sürekli sag burun deligini döverlerdi. Dudaklarinin arasinda Viiizzzz diye bir ses çikarirlardi. Firsat kolliyarak ortada duran kisinin suratina samar atarlardi. O da kendisini bu samarlardan korumaya çalisirdi. Üçü de sürekli yer degisirlerdi.
KOREKE OYUNU: (Kör aldi geldi) Yer sabitti. Kisi gözlerini kapatirdi. 50-100’e kadar sayi sayardi. Bir kisi onu beklerdi. Digerleri saklanirdi. Aksama dogru karanlikta oynanirsa oyun zefkli olur. Gözleri kapali olan kisi, saklananlari aramaya baslardi. Yanindaki gözlemci onu takip ederdi. Takip sirasinda bagirarak, ötekiler duyacak sekilde ‘‘Geldi, geldi, geldi… kor aldi geldi.’’ derdi. Saklanan kisi ansizin ortaya çikardi. Aranan ariyani yakalamadan yuvasina dönerse kurtulurdu. Yakalanirsa yanardi. Yakalanan onun yerine geçerdi. (Bes-on-bes oyunu gibi bir oyundur.)
Birimci bölüm resimleri ile yayinlandi. Devam edecek.
KEMEREKE: (Bes tas) Iki-üç kisi arasinda oynanan oyundu. Bes tas yere atilir. Tek tek, ikili, üçlü, dörtlü, köprü, tek parmak, el üstü v.s oyun devam eder. Taslari düsüren yanardi. Öteki oyunu alirdi.
ALTI KARE: Damlarin üstünde, Harmanda yere alti kare yan yana çizilir. Iki kisilik oyundu. Oyuncunun elinde küçük sal/yassi tas, Sali ilk kareye koyardi. Bir ayak havada, diger ayakla sali bir sonraki kareye sürüklemeye çalisirdi. Ilk kareden son kareye kadar, sal çizginin üstüne gelmiyecek sekilde oynardi. Gözlerini kapatarak çizgilere basmiyacak sekilde oyunu bitirirdi. Sonra arkasini karelere döner, elindeki Sali kafasinin üstünde atarak bir kareyi isgal etmeye çalisirdi. Bütün kareleri isgal ederse basarili oyun sergilemis olurdu.
ÇELIK ÇUBUK: Oyuncularin elinde birer çubuk vardi. Her birisi bir kösede beklerdi. Birisinin elinde iki karis uzunlugunda agaç parçasina vurarak, öteki arkadasina gönderirdi. Öteki ona, digeri ona oyun devam ederdi. Marifet, kisiden kisiye havada uçan parçayi yere düsürmemektir. Çok ama çok tehlikeli oyundu. Çubuk göze batarsa kör olurdu.
ÇUYE BINE HARD: (Yer alti çubugu) Üç-bes kisilik oyundu. Her kesin elinde bir sopa. Birisi sopasini yere koyar ve yaninda beklerdi. Ötekiler sirasi ile yerdeki sopaya uzaktan hedef alarak, onu koyduklari karenin içinden çikarmaya çalisirlardi. Sopa kare den çikarsa, bekçilik yapan kisi sopayi tekrar yerine koymaya çalisirdi. Oyun sirasi ile devam ederdi.
KÖR EBE: Birden fazla kisiler, daire seklini alirlardi. Biri orta yere geçer. Oyunu alan kisinin gözleri kara bir yazma ile kapatirlardi. Yandakiler, gözleri kapali olan kisiye dokunurlardi. ‘‘Kim o?’’ derdi. Gözleri kapali olan, dokunanin adini dogru söylerse, adi söylenen orta yere geçer oyun devam ederdi.
BAK POSTACI GELIYOR: Daire çizerek her kes yerine otururdu. Biri ayakta ve elinde mendil vardi. Oturanlarin etrafinda dönüp dururdu. Gizliden mendili, birisinin arkasina birakirdi. Arkasinda mendili bulun kisi, mendili alir oyuna devam ederdi.
DAME: (Dama) Iki veya daha fazla kisi olabilir. 40-50 cm uzunlugunda ince bir ip’le parmaklara dolandirilarak çesitli sekiller verirdi. Örnegin: Kare, üçgen, dikdörtken, Daire, Alt ve üst hatlar v.s.
IP ATLAMA: Üç kisi ile oynanilir. Iki- üç metre uzunlugunda uzunca ip. Iki kisi ipi sallamaya baslardi. Biri de ortada ip’ten kendini korumak sarti ile ziplayip dururdu. Kendisini korumadigi taktirde yanar, onun yerine bir baskasi geçerdi.
BILYE: Iki veya daha fazla çocuk olabilir. Her kesin elinde bir kaç tane camli bilye vardi. Bilye yoksa kozalak olabilir veya yovarlak olan ne varsa onunla oyun devam ederdi. Bir kaç metre uzaklikta küçük bir çukur açarlardi. Hedef o çukura bilyenin girmesidir. Üç seferde ana bilye çukura girmesse sira öteki oyuncuya gelirdi.
GINTULIKE: (Takla atma) Yumusak toprak, çayir, çimen, Saman ve ot üstünde bir kaç kisi yan yana dizilirdi. Kafalar yere dogru egilir ani bir hareketle kafa bacaklar arasina gömülür ve ters takla üst üste atilarak oynanilirdi.
GIGO: (Üç tas) Kisiler iki guruba ayrilirdi. Yirmibes-otuz cm uzunlugunda iki yana sal/tas dikilirdi. Ellerindeki taslarla sallara nisan alirlardi. Sallar düserse ne ala, düsmezse oyuna devan ederlerdi.
CẬNCOLIKÉ: (Salancak) Karsilikli iki kisilik salincaklari asiyorlardi. Veya tek kisilik salincak’ta olur. Örken’i agacin bir dalina bagliyorlardi. Altina minder veya kalinca bir çaput konulurdu. Üstüne bir kisi otururdu. Bir diger kisi, dala asili arkadasini sallardi. Bu köy usulü salincaktir. Birde sehir usulü salincak olur’ki, o daha moderndi. Yere çakili demire asili iki zincir monte edilmis oturakli tahta vardi. Biri salincaga oturur, öteki onu sallardi.
LUGE: Bütün toprak evlerin üstünde luge vardir. Damla akmasin diye saga sola, asagi yukari yagmurlu havalarda evlerin üstünü darlug denilen X seklindeki agaçlari lugun iki yanindaki deliklere geçirerek evin üstünü luglarlardi. Bu silindir seklindeki tasi dikine koyardik. Biri lug’un üstündeki delige parmaklarini sokardi. Diger arkadaslari elini luga degdirmeye çalisirlardi. Lugu koruyan çocuk digerlerinin dokunmasina müsade etmiyordu. Dokunurlarsa oyun biterdi. Bir digeri oyuna girerdi.

Hidir Dulkadir-Duisburg-Dersim Post
www.dersimgemeinde.com/koeseyazilari/00000099bd1433b84/00000099bd146baad.html

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: