Archive for Şubat, 2011

YÜZÜK OYUNU

Şubat 11, 2011

Kahramanmaraş köylerinin birçoğunda, eskiden beri oynana oyunlardan biriside yüzük oyunudur. Bu oyun çeşitli yerlerde değişik biçimlere bürünmüştür. Bizim burada belirttiğimiz oyun, bunların hemen hepsinin ortak yönünü kapsayacak şekildedir. Bu oyun düğünlerde ve kış geceleri oynanır. Düğün devam ettiği gecelerde gençler davul ve zurna ile halay çektikten sonra büyük bir ateş yakarak bu ateşin çevresinde sin – sin oyununa geçerler. Bu oyun bitince bir evde toplanarak yüzük oyunu oynamak üzere iki gruba ayrılırlar. Ortaya bir ekmek tahtası ile yüzük yakımı olarak bir tava, on bir zarf getirilir (Bu oyun bazı yörelerde fincan ve ceviz kabuğu ile de oynanmaktadır). Her iki tarafın bir başoyuncusu bulunur. Oyuna geçilmeden önce başoyuncular arasında taş tutulur. Dolu çıkan taraf yüzüğü saklar, diğer taraf aramaya başlar. Yüzük ilk çekilen zarf arasında olursa, o zaman tabak arayan tarafa geçer. Şayet ikinci zarfın içinde çıkarsa, dimyet olur, böylece yüzüğü saklayan taraf on deve (sayı) kazanmış olur. Yüzüğü saklama işi devam eder. Yine karşı taraf aramaya başlar. Birinci ikinci zarfları kaldırır, yüzük bulunmazsa dimyet geçer. Şayet yüzük sonraki zarfların birinin içinden çıkarsa kaldırılmayan zarflar deve sayılır. Eğer sondan iki zarf kalmışsa, bu iki zarftan birini arayan taraf “Bize” diye kaldırır. Bu kaldırma işinde yüzük zarfta çıkarsa arayan taraf saklar. Çıkmazsa diğeri iki deve kazanır. Oyun böylece devam eder, hangi tarafın deve sayısı otuz olursa diğer tarafa otuz çektirir. Devesi otuz olmayan taraf diz çöker, diğer taraftan biri hocalık yapar. Bir kişide elinde sopa ayakta bekler. Diz çökenler, başlarındaki kişi ile birlikte aşağıdaki sözleri söyleyerek yere yatıp kalkarlar. Otuz of Beller büken otuz of Evler yıkan otuz of Kırk yaşında emekleten otuz of Çocukları yetim koyan otuz of Kara Meryem’e hizmetçi yapan otuz of. Bu bitince tabak otuz of çeken tarafa yeminle verilir. Bu yemin şöyledir: Enteşenin, menteşenin, kızılcıktaki kara eşenin, Cuma günü yatanın ve beni babalımı (Vebal) aldın kabul ettin mi? “Aldım” denilirse tabak verilir, yoksa verilmez. Oyuna devam edilir. Hangi taraf deve sayısını elli yaparsa partala (Karşı tarafı sinirlendirip üzecek şiir şeklinde söylenen ağır sözlerdir) söylerler. Partalayı söyleyecek kişinin elinde değnek (Sopa) vardır. Bu kişi iki taraf arasında durur. Partala syleyeceği tarafa dönüp şunları söyler: Haydin şunlara varalım, Halın hatırın soralım, Oy zalim nenni nenni, Ufacık terlerin silelim, Oy zalim nenni nenni, Demen (Değmeyin) beylere beylere, Zalimin göçü, Ark üstünden hatlatırım (Atlatırım), Oy zalim nenni nenni, Çayır çimen toplatırım, Demen beylere beylere, Alar (Ağalar) ho….., Sen bir misafir adamısn, Oy zalim nenni nenni, Çayır çimen toplatırım, Demen beylere beylere, Alar ho….., Dağdan vururlar hezeni, Gelir uzanı uzanı, Aptal Meyrem’in yol kazanı, Oy zalim nenni nenni, Demen beylere beylere, Alar ho….., Bizim soba taplı olur, Oy zalim nenni nenni, Get kendini üşütte gel, Demen beylere beylere, Alar ho….., Hocalar gelir firezden, Oy zalim nenni nenni, Seni götürürler birezden, Oy zalim nenni nenni, Demen beylere beylere, Alar ho….., Bizden olsana, Yüzük bulsana, Çalıp alsana, Yüzük bilmen neden oynan, Oy zalim nenni nenni, Merkep gibi otlatırım, Demen beylere beylere, Alar ho….., Sana biner hotlatırım, Oy zalim nenni nenni, Demen beylere beylere, Alar ho….., Adana’dan aldım kutu, Oy zalim nenni nenni, Merkep gimi otlatırım, İçi dolu sıçan otu, Demen beylere beylere, Alar ho….., Yük üstüne pala koydum, Bir ucunu dala koydum, Kaynanana …….. Yüzük bilmen neden oynan. Partala bittikten sonra, tabak partala çalınan tarafa yeminle verilir. Enteşenin, menteşenin, kızılcıktaki kara eşenin, Cuma günü yatanın ve beni babalımı (Vebal) aldın kabul ettin mi? “Aldım” denilirse tabak verilir, yoksa verilmez. Oyuna devam edilir. Hangi taraf deve sayısı yüz iki olursa o taraf utmuş (Yenmiş) olur. Utulan taraf, sıra halinde diz çöker, önce kendi şapkaları ile terleri silinir. Bundan sonra çeşitli oyunlar oynanır. Bu oyunlar şunlardır: Soğan Kapması, Kül Yüzmesi, Duvar Örmesi, Daldala, Merkebe Ters Bindirme, Şildirşip Namazı, Bostanda Ayı Var, Bağa Tilki Girmiş, Mangır Satma, Üzümcü Köy Ağası, Kel Hüseyin’in Değirmeni, Okuma. Soğan Kapması Bir soğan iple tavana asılır. Utulan taraftaki kişilerin elleri arkadan bağlanır. Bunu ağızları ile yakalamak zorundadırlar. Soğan sallanır. Utulan taraftan bu soğanı kim kaparsa ya cezadan kurtulur, ya da diğer oyunlarda cezası azalır. Suçu artanlar ağır ceza görürler. Bundan sonra “Kül Yüzmesi” oyununa geçilir. Bir leğenin içine su konur. İçine kül atılıp karıştırılır. Suyun içine yüzük atılır. Utulan taraftaki kişiler yüzüğü bulmak için ağızlarını suya daldırarak teker teker ararlar. Ağzı ile yüzüğü bulup çıkaran imtihanı kazanarak cezadan kurtulur. Bulamayan imtihanı kaybederek ceza görür. İmtihanı kaybeden kişilere “Sağdan say” derler. Sağdan sayılır. Kalan tespit edilir. Kazanana mükafat olarak su dağıttırılır. Sonra duvar örme işine geçilir. Duvar ustası gelerek taşlara tek tek bakar. “Hepsi için bir balyoz, bir külünk, ikide amele lazım” der. Utulanların içinden balyozu, külüngü seçer. İçlerinden iki de uzun boylu amele ayırır. Utulanlar diz üstü oturtulur. Ameleler onları birbirinin üstüne koyup ölçüye getirerek teker teker örer. Böylece oyunlar bittikten sonra utulanlar eşşeklere ters bindirilip davul zurna ile evlerine kadar götürülürler.

http://www.marasliyiz.biz/site/kahramanmaras/kahramanmaras-kultur-ve-gelenekleri/yuzuk-oyunu.html

Çat Cıngır Oyunu

Şubat 4, 2011

Türk işi beyzbol

Bitlis`in Ahlat ilçesine bağlı Seyrantepe köylüleri, ABD`nin ulusal sporlarından olan beyzbola benzer bir oyunu asırlardır köylerinde oynuyor.                                                                                        GEYLANİ ADIYAMAN-BİTLİS

Köy meydanında toplanan gençler, önce iki gruba ayrılıyor. Ardından büyük bir daire çizerek oyunun ilk hazırlığı yapılıyor. Kurada kaybeden grup dairenin içinde kalıyor, kazanan ise dairenin dışına çıkıyor. Çizginin içine girmek veya çıkmak kural ihlali sayılıyor. Küçük topun daire içindeki oyuna teması o oyuncuyu diskalifiye ediyor. İçerideki oyuncu topu tuttuğunda ise dışarıdaki oyuncu diskalifiye oluyor. Oyunu en fazla oyuncuyu koruyan takım kazanıyor. Seyrantepe Köyü Muhtarı Ali Rıza Çağlar, ABD`nin ulusal sporlarından olan beyzbola benzer oyunun asırlardır köylerinde oynandığını belirterek, bu sporu dedelerinden öğrendiklerini kaydetti. Çağlar, `Günümüzde bu spor sık sık yapılmasa da köyümüzdeki sosyal faaliyetlerimizin başında gelir. ABD`nin ulusal oyunu olarak kabul edilen beyzbol, bizde `çat cıngır` olarak bilinir. Onlar at derisiyle kaplı küçük bir top, bir tahta sopa ve deri eldivenlerle oynar. Biz ise öküzleri kaşarlar, onların tüyünü yuvarlar top yapardık. Şimdi tenis topunu kullanıyoruz. Onlar da rakip takımdan daha fazla sayı yapan turu kazanıyor, biz ise elimizdeki topla vurduğumuz rakibi oyundan diskalifiye ederiz. Asırlardır sürdürdüğümüz bu sporu günümüzde de yaşatmaya çalışıyoruz` dedi. Köylüler ise yeni neslin bu oyunu nerdeyse unuttuğunu fakat zaman buldukça köydün sosyal faaliyetleri arasında oynanarak güncel tutmayı hedeflediklerini söyledi. Öte yandan kar altında oynanan `çat cıngır` oyununu ilgiyle izleyen köyün çocukları, oyunun kendilerine de öğretilmesini istedi.

http://www.tumgazeteler.com/?a=5945992