Archive for the 'Bulgur' Category

DİBEKLER VE BOYANELER

Mayıs 7, 2007

YİTİRİLEN DEĞERLER- 5:

Bulgur ve göce yapımı hazırlıklarının bir başka ayağıdır: Dibeklerle boyaneler. Büyük taşların ortasının yalak biçiminde oyulmasıyla oluşturulan dibekler kasabanın üç-beş yerinde ayakta durmaktalar. Buralar bulgur olacak kaynayıp kurutulmuş buğdayla, göcelik buğdayın dış kabuklarının ayrıldığı yerlerdir. Dibek başı olayları ve kavramı bu nedenden pek unutulmaz sanırım. Dibekte bulgurluk ve göcelik dövme işi genellikle gece yapılırdı. Nedeni hem gündüz işlerine engel olmaması, hem de gündüzün güneş sıcaklığından kurtulmak olsa gerektir. Bir kile kadar göcelik veya bulgurluk dibeğin içine dökülür. Dökülen buğdayın üzerine az su dökülüp karıştırılır. Her yanı ağaç olan tokmaklar hazır edilir. Önce yavaş yavaş hem el alıştırması, hemde buğdayların dışarılara sıçrayıp gitmemesi için vurulmaya başlanır. Daha sonra bu vuruşlar hızlı ve düzenli olarak sürdürülür. 5-6 tokmağın öyle ahenkli, sıradan ve ritmik inişi vardır ki; değme müzik yapıtlarında ve ustalık isteyen çalışmalarda bu düzen görülmez. İzlerken tokmaklar birbirine çarpacak diye ödünüz kopar. Ama onlar belirli bir sistem içinde pat pat iner kalkarlar. Anneler çalışıyor olunca çocuklara da türlü oyunlar oynamak düşer. Hele gökyüzünde bir de ay ışığı varsa deme gitsin çocukların keyfine. Çünkü gecenin karanlığında elektrikle aydınlanmış gibi gelir sokaklar çocuklara. İş bitiminde yine yemek yenilir. Yorgun ve uykulu gövdeler kendini döşeklerine zor atar ve uyur kalırlardı. Sabah kalktıktan sonra her şeyden önce dibekte dövülmüş olan bulgurluk ve göcelik kalburlarla savrularak bu kabuklardan ayrılırdı. Bu kabuklar hayvanlara yem olarak verilirdi. Göceliğin savrulma işlemi bitirildikten sonra çeşmelerde veya çayda yıkanıp dambaşılarda iyice kurutulurdu. Artık içindeki taş, ot tohumu, burçak vb yabancı maddeler tepsi içinde veya senit üzerinde atlanırdı. El değirmenlerinde çekilip pilavlık bulgur veya dolmalık-tarhanalık göce durumuna getirilirdi.
Boyaneler bulgurluk ve göceliğin kabuklarını ayırma işleminin hayvan yardımıyla yapılan biçimidir. İnsan beli seviyesinde örülmüş duvarın üstüne değirmen taşına benzer taş dönecek ve buğdaylar dışarı dökülmeyecek biçimde set yapılırdı. Yükseltilmiş set içinde değirmen taşı tekerlek biçiminde oturtulmuş, ortasından bir ok geçirilmiş, oka koşulan bir eşek veya beygir tarafından döndürülürdü. Hayvanın arkasında bir çocuk veya büyükte durmadan dolaşır dururdu. Kanal içine dökülen buğdaylar az sulandırılır, hayvan döndüğünü bilmesin diye gözleri bağlanırdı. Kabukları çıkarılan buğdaylar elek ve kalburlarla savrularak bu kabuklardan ayrıldıktan sonra içindeki taş, ot tohumu, burçak vb yabancı maddeler tepsi içinde veya senit üzerinde atlanırdı. Bundan sonrası artık el değirmenlerinde çekilip bulgur, göce yapılması işlemiydi.
İşte şurada-burada gördüğünüz dibekler ve boyaneler ter, yorgunluk, yardımseverlik, dayanışma örneklerinin geçmişten gelen tanıklarıdırlar. 30.01.2007           Hasan EŞME

Reklamlar